CUMHURBAŞKANLIĞI SÖZCÜSÜ ERÇAKICA: “RUMLAR ÇÖZÜM İSTEĞİNİ KANITLAMAK İÇİN
İZOLASYONLARI KALDIRMALI”
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Hasan Erçakıca, haftalık basın brifinginde yaptığı açıklamada, kapsamlı
müzakerelerin başlaması için hazırlık sürecinde bulunduklarını, çalışma
grupları ve teknik komitelerin gündemlerinin belirlenmesinin başarıyla
tamamlandığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat’ın dün
başlayarak çalışma gruplarıyla ayrı ayrı toplantılar gerçekleştirdiğini,
öğleye kadar 2 grupla görüşen Cumhurbaşkanı’nın öğleden sonra 2 grupla daha
görüşeceğini açıklayan Erçakıca, teknik komitelerin tümüyle de bugün akşam
toplantı planlandığını ifade etti.
Komite başkanlarının cuma
veya cumartesi ara bölgede buluşacağını da kaydeden Erçakıca, “Beklentimiz,
pazartesinden itibaren teknik komite ve çalışma gruplarının çalışmaya
başlamasıdır. Tümü birlikte olmasa da startın verilmesi anlamında bir veya
birkaç çalışma grubu ve teknik komitenin pazartesi çalışmaya başlayacağını
umuyoruz. Rum tarafındaki çalışmaların seyri de, bu zamanlamada belirleyici
olacak” dedi.
Çalışma grubu ve teknik
komitelerin 5’er kişiden oluşacağını ancak geri planda çalışan daha fazla kişi
olacağını bildiren Erçakıca, toplantılara katılacak kişilerin her zaman aynı 5
kişi olmayabileceğine de dikkat çekti.
Erçakıca, bir soru
üzerine, 21 Mart mutabakatı’yla iki liderin haziran ayının ikinci yarısında
yeniden görüşmesinin planlandığını, Rum lider Hristofyas’ın ay sonundan önce
Cumhurbaşkanı Talat’la bir araya gelebileceklerini söylediğini, buna her zaman
hazır olduklarını ancak şu aşamada planlanmış bir görüşmenin gündemde
olmadığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat’la Rum
Yönetimi Başkanı Hristofyas arasında 21 Mart’ta yapılan görüşmede varılan
mutabakat uyarınca 6’sı çalışma grubu, 7’si de teknik komite olmak üzere 13
ayrı komite oluşturulmuştu.
Mutabakat uyarınca çalışma
grupları Kıbrıs’la ilgili özlü konularda, teknik komiteler ise günlük teknik
konularda çalışma yapacak.
Çalışma grupları “Yönetim
ve Güç Paylaşımı”, “AB Konuları”, “Güvenlik ve Garantiler”, “Toprak”,
“Mülkiyet” ve “Ekonomik Konular”; teknik komiteler ise “Suç/Suça İlişkin
Konular”, “Ekonomik ve Ticari Konular”, “Kültürel Miras”, “Kriz Yönetimi”,
“İnsani Konular”, “Sağlık” ve “Çevre” başlıklarından oluşuyor.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Hasan Erçakıca haftalık basın brifinginde, Kıbrıs’ta bir çözüme
ulaşılamamasında Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın da sorumluluğu
bulunduğunu, Güney Kıbrıs’taki lider değişikliğinin, gerçekte bir politika
değişikliği olduğunun Rum tarafınca kanıtlanması gerektiğini vurguladı.
Erçakıca, Rum liderliğinin
tarihi gerçeklerle bağdaşmayan şekilde Kıbrıs’ta çözümsüzlükten Türkiye’yi
sorumlu göstermeye çalıştığına işaret ederek, Rumların bu tutumda ısrarı
üzerine geçen hafta yaptıkları uyarıları dün Cumhurbaşkanı’nın tekrarlama
gereği duyduğunu söyledi.
Çözümsüzlükte
Hristofyas’ın da sorumluluğu bulunduğunu belirten Erçakıca, Güney Kıbrıs’taki
lider değişikliğinin, gerçekte bir politika değişikliği olduğunun Rum
tarafınca kanıtlanması gerektiğini vurguladı.
Hristofyas’ın liderliğiyle
birlikte olumlu gelişmeler yaşandığını, bunların yadsınamayacağını kaydeden
Talat, bu olumlu gelişmeler arasında olması gereken Kıbrıslı Türklere
uygulanan izolasyonların kaldırılmasında ise olumsuz gelişmeler görüldüğüne
işaret etti.
Hasan Erçakıca, Rum
Dışişleri Bakanı’nın Avrupa’daki temaslarında neredeyse Kıbrıslı Türklere
uygulanan izolasyonların katılaşması için konuştuğunu belirterek, Rum
Yönetimi’nin Avrupa Birliği Adalet Divanı’na Mali Yardım Tüzüğü’yle ilgili
başvurularını da geri çekmeyeceklerini duyurduklarını hatırlattı.
İzolasyonların
kaldırılması mücadelesinin aynı zamanda barış ve çözüm mücadelesi olduğuna
işaret eden Erçakıca, Rumların çözüm siyasetine gelebilmesi için Kıbrıslı
Türklere uyguladıkları izolasyonları ve adadaki statükolarını daha uzun zaman
devam ettiremeyecekleri konusunda uyarılmaları gerektiğini vurguladı.
Erçakıca, Hristofyas’ın
“taksimin kalıcılaşması tehlikesi var” diyerek kampanya yürütüp liderlik
koltuğuna oturduğuna işaret ederek, “Rum halkını çözüm için istekli olması
için uyaran Klerides gibi liderlerin, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu
söylediğini” kaydetti.
“Rum tarafı mevcut
statükonun sürdürülemez olduğu konusunda uyarılmalıdır. Bu uyarı da sadece
diplomatik kanallarla değil, hayatın içinde, gerçeğe ilişkin tavırlarla
yapılmalıdır. Bunun yolu da Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonları
kaldırmak için çalışmak, uluslararası topluluğun adım atmasıyla mümkündür”
diyen Erçakıca, Kıbrıs Rum tarafının çözümden yana politika izlediğini
kanıtlayacak kriterin bu olduğunu vurguladı.
Erçakıca, gazetecilerin
sorularını yanıtlarken, Hristofyas’ın göreve seçildiği günlerde de Türkiye’ye
ve Kıbrıs Türk tarafına benzer suçlamalar yaptığını, buna karşı sessiz kalmayı
yeğlediklerini, Hristofyas’ın iç politika ihtiyacı olarak böyle konuştuğunu
düşünerek ya cevap vermediklerini, ya da alt seviyede cevap verdiklerini fakat
Rum yetkililerin susmak bilmediğini kaydetti.
Rum Hükümeti Sözcüsü
Stefanos Stefanu’nun Cumhurbaşkanı Talat’a yönelik “kendine baksın” demesini
eleştiren Erçakıca, Cumhurbaşkanı Talat’ın yeni başlayan süreçteki atmosferi
zehirleyecek hiçbir demecinin gösterilemeyeceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Erçakıca, Kıbrıs sorununa çözüm bulma idealleriyle basın üzerinden tartışmaya
girmemeye çalıştıklarını belirterek, “’Söz gümüşse, sükut altındır’ diye
düşündük, bu prensiple hareket ettik fakat ne yazık ki Rum tarafının sözcüleri
bunu sürdürdü ve buna Dimitris Hristofyas’ın kendisi de katıldı. Dolayısıyla
Sayın Cumhurbaşkanımızın buna cevap vermesi kaçınılmaz hale geldi” dedi.
Hasan Erçakıca, yanıt
verme tavrını sürdürme niyetleri olmadığını, yarından itibaren “söz gümüşse,
sükut altındır” prensibine döneceklerini belirterek, bir süre daha yanıt
vermemeye çalışacaklarını, Cumhurbaşkanı’nın dünkü açıklamasından sonra Rum
liderlerin susması gerektiğini söyledi.
Bu noktanın, Rum tarafının
çözümden yana olup olmadığını da anlamaya yarayacak bir “turnusol kağıdı”
olduğunu ifade eden Erçakıca, “Herkes biliyor ki soruna çözüm bulunacaksa,
Kıbrıs Türk, Kıbrıs Rum, Türkiye ve Yunanistan’ın işbirliğiyle olacak. Biz bu
anlayıştan hareketle, Rum tarafına olduğu gibi Yunanistan’a da saygılı
davranıyoruz. Pozisyonumuzu açıklama ihtiyacı dışında, onların demeçlerini ve
faaliyetlerini eleştirmekten kaçınıyoruz” diye konuştu.
Erçakıca, zaman zaman
eleştirel dil kullandıklarını ama saldırgan olmadıklarını da belirterek, aynı
duyarlılığı Kıbrıs Rum tarafından ve yeni lider Hristofyas’tan da talep
ettiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü
Hasan Erçakıca, “Eğer bir politika değişikliği içinde olduklarını kanıtlamak
istiyorlarsa, öncelikle bu hususa dikkat etmeleri gerekir. Yok eğer, aslında
çözümsüzlüğün sorumluluğunu Türkiye’ye yıkarak bugünkü statükoyu sürdürmek
niyetindeyseler, bu oyun tutmaz” diye konuştu.