BAŞBAKAN
SOYER: “HRİSTOFYAS TÜRKİYE’YLE İLGİLİ AÇIKLAMALARIYLA AB SÜRECİNE VE ÇÖZÜME
KARŞI ÇIKAN SİYASİ GÜÇLERE DOLAYLI DESTEK VERİYOR”
Başbakan Ferdi Sabit
Soyer, “Kıbrıs sorununun çözümsüz kalmasının dünya ve ülke gerçekleri ile
vicdana aykırı olduğunu” söyledi
SİM Radyo’da yayınlanan
bir programda konuşan Başbakan Soyer, çözümsüzlüğün Kıbrıs Türk ve Rum
halkları yanında Türkiye’yi ve Yunanistan’ı da olumsuz yönde etkilediğini,
ayrıca Avrupa Birliği’nin genişleme ve kurumsallaşma sürecinde sıkıntı
yarattığını da vurguladı.
Başbakanlık Basın ve
Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün açıklamasına göre, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın 21 Mart’taki
görüşmesinden sonra Kıbrıs sorununda açılım yaşandığını anlatan Soyer, bu
gelişmelerin hükümetin, Cumhurbaşkanı Talat’ın ve Cumhuriyetçi Türk
Partisi’nin ısrarlı girişimlerinin ürünü olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk halkının
çözüme yönelik ısrarlı tutumu ve özellikle son zamanlarda yaşanan gelişmelerle
Tasos Papadopulos başkanlığındaki Rum Yönetimi’nin uzlaşmaz tutumunun dünya ve
Rum halkı tarafından anlaşıldığını kaydeden Soyer, Papadopulos’un seçimi
üçüncü sırada tamamlamasının buna gösterge olduğunu vurguladı.
Başbakan Soyer, özetle
şunları kaydetti:
“2004 yılından sonra bir
durağanlık yaşandı ve ‘çözümsüzlük çözümdür’ diyenler bizi eleştirmeye
başladı. ‘Evet dedik de ne olduk’ denmeye başlandı.... Bir düşünce boşluğu
oluştu.
Biz, Kıbrıs Türk halkına
yönelik izolasyonların kaldırılması için mücadelemizi devam ettirdik ve 30
yıldır yapılmayanları gerçekleştirdik. Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geçmesi
için caba harcandı ve daha bir çok temaslarda bulunduk. Bunlar göz ardı
edilmemeli...”
Erken seçim taleplerine
karşı Kıbrıs konusunda gelişmeler beklendiğine ilişkin çok önceden yaptıkları
açıklamaların süreç içerisinde doğrulandığını söyleyen Soyer, bugün gelinen
noktanın ve Kıbrıs konusundaki açılımların herkes tarafından net bir şekilde
görüldüğünü belirtti.
Rum Yönetimi Başkanı
Dimitris Hristofyas’ın Türkiye’ye yönelik eleştirilerine de değinen Başbakan
Soyer, “solcu bir liderin bu tür açıklamaları yaparken çok iyi düşünmesi
gerektiğini” söyledi. Soyer, bu tür açıklamaların çözüme yarar değil, zarar
verdiğini de belirtti.
Güney’deki geleneksel
siyasetin Kıbrıs sorununun çözümünü engellemeye yönelik olduğunu belirten
Soyer, özetle şunları söyledi:
“Sayın Hristofyas’ın
Türkiye’nin demokrasi konusunda en önemli tartışmaların ve Avrupa Birliği
süreçlerini en önemli aşamalarından geçtiği bir dönemde Türkiye’ye saldırgan
bir üslup kullanarak ulaşmak istediği nokta nedir? Hristofyas, bu tür
açıklamalarla Türkiye’nin AB sürecini ve demokratik gelişmesini istemeyen ve
bunun için de Kıbrıs sorunun çözümsüzlüğüne oynayan siyasi güçlere dolaylı
olarak destek vermektedir...
Türkiye’nin 24 Nisan
2004’e kadar şekillenen ve bugüne kadar süren Kıbrıs sorununun çözümüne dönük
siyasetinin değişmesini mi istemektedir...Yoksa KKTC’de ‘çözümsüzlük çözümdür’
diyenlerin güç toplamasını mı... Ya da kendi dar ve içi siyaseti açısından
uluslararası arenada tek yanlı gasp ettikleri Kıbrıs Cumhuriyeti’ni korumak
adına böyle bir kolaycılık mı istemektedir...”
Soyer, solcu bir liderin,
“halkların dostluğu ve dayanışma ruhu içerisinde olmasını sağlaması
gerektiğini” vurguladı.
Lokmacı Barikatı’nın
açılması konusuna da değinen Başbakan Soyer, Papadopulos yönetiminin uzlaşmaz
tavırları nedeniyle barikatın 2004’te açılamadığını söyledi
Lokmacı Kapısı’nın diğer
sınır kapılarındaki usul ve esaslara dayalı olarak açıldığına işaret eden
Soyer, Lokmacı kapısının açılmasının bölge halkına yararlar sağlayacağını,
ancak oradaki esnafa da büyük görevler düştüğünü vurguladı.
Soyer, Lokmacı bölgesinin
“hantal ve deforme” yapısını değiştirmek için bir komite oluşturulduğunu ve bu
komitenin bölgenin güzelleşmesini sağlamak için çalışmalar yapacağını söyledi.
Kıbrıs sorununun çözümünün
öncelikli olduğunu ancak ekonomik ve demokratik yapının ilerletilmesinin çok
önemli olduğunu ifade eden Soyer, Kıbrıs sorununun çözümünden önce bu
konuların geliştirilmesi gerektiğini, bunun sorunun çözümüne katkı
sağlayacağını dile getirdi.
Ekonomiyi geliştirmenin
sadece hükümetin görevi olmadığını, bu konuda herkese görevler düştüğünü
söyleyen Soyer, toplumsal ortak paydada buluşulması için farklılıklılara
rağmen el ele tutuşulması gerektiğini, aksi halde sorunların aşılamayacağını
vurguladı.
Sendikalarla hükümet
arasında toplu iş sözleşmelerinin gündeme geldiği dönemde kuraklıktan söz
edildiğini anımsatan Soyer, bu söyleminin ciddiye alınmadığını ancak
kuraklığın ülke ekonomisine ve su kaynaklarına ciddi sıkıntılar getireceğini
söyledi.
DIŞİŞLERİ
BAKANI AVCI: “İNGİLTERE EŞİT ŞARTLARDA KAPSAMLI ÇÖZÜM KONUSUNDA AĞIRLIĞINI
KOYMALI”
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı, Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) Genel Başkanı Turgay Avcı,
Kıbrıs sorununa eşit şartlarda kapsamlı çözüm bulunması konusunda
İngiltere’nin ağırlığını koymasını istedi.
KKTC ile Güney Kıbrıs’ta
temaslar yapan İngiltere’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Joan Ryan, Başbakan
Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı, Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) Genel Başkanı
Turgay Avcı’yı ziyaret etti.
ÖRP Genel Merkezi’nde yer
alan görüşmeye, ÖRP Merkez Yönetim kurulu üyeleri ile İngiliz Yüksek Komiseri
Peter Millet de katıldı.
Görüşmeden sonra basına
açıklama yapan Turgay Avcı, AB’nin özellikle garantör ülke olarak
İngiltere’nin, Rum tarafına, Kıbrıs Türklerinin eşit olduğu ve Kıbrıs sorununa
bulunacak kapsamlı çözümün eşit şartlarda, adil ve eşit olması gerektiği
şeklinde mesaj vermesi ve İngiltere’nin bu konuya ağırlık koyması gerektiğini
aktardığını söyledi.
Özel temsilci Ryan’ın,
Kıbrıs ziyaretini, kapsamlı çözüm yönünde Ada’daki son gelişmeler hakkında
görüş almak amacıyla gerçekleştirdiğini belirten Dışişleri Bakanı Avcı, “çok
yararlı” olarak nitelendirdiği görüşmede, “Kıbrıs Türk halkı ve partisi
ÖRP’nin kapsamlı çözüm için hazır olduğunu, ancak kapsamlı çözümün neleri
içerdiğini görüşmek gerektiğini, Rum tarafının geçmişte ortaya koyduğu
politikalarla çözüme ulaşmanın imkânsız olduğunu Ryan’a aktardığını” ifade
etti.
Ada’daki iki halkın siyasi
eşitliği, iki bölgelilik, iki eşit kurucu devlet yapısı ve Türkiye’nin
garantörlüğünün çözüm için kesinlikle tartışılmaz olduğunu da görüşmede
anlattığını belirten Dışişleri Bakanı Avcı, Rum yetkililerin yaptığı
açıklamaların ve AB Mali Yardım Tüzüğü’nün kullanımı konusunda Rum tarafının
açtığı davaların, Kıbrıs Rum liderliğine Dimitris Hristofyas’ın getirilmesiyle
oluşan iyi niyete hizmet etmediğini ve iki halk arasındaki mesafenin
açılmasına yol açtığını ifade ettiğini kaydetti.
Dışişleri Bakanı Avcı, bu
arada İngiltere’ye yapacağı ziyarette de Ryan’la görüşeceklerini belirtti.