DIŞİŞLERİ
BAKANLIĞI’NDAN RUM DIŞİŞLERİ BAKANI’NA ELEŞTİRİ...
“AÇIKLAMALARIYLA HAYAL KIRIKLIĞI YARATIYOR...ÇÖZÜME HİZMET ETMİYOR...”
Başbakan Yardımcılığı ve
Dışişleri Bakanlığı, umut ve beklentiyle başlayan 21 Mart sürecine katkı
koyması beklenen Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu’nun tavrını
“hayal kırıcı” olarak niteledi.
Açıklamada, Markos
Kiprianu’nun göreve geldiği günden itibaren Kıbrıs Türk halkını rencide eden
açıklamalar yaptığı, çalışma grupları ile teknik komitelerin ilk kez bir araya
geldiği bu hafta içinde de bu açıklamalarına yenisini eklediğine dikkat
çekildi.
Rum Politis gazetesinin
Yunan Haber Ajansı’na atfen verdiği haberde Kiprianu’nun, garantileri “mazi”
olarak nitelediği ve 1963 yılından beri Rum devletine dönüşen sözde Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin devamını savunarak çözümün bu devlet üzerine kurulacağını
söylediği belirtilen açıklamada, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının asla
ve hiçbir koşul altında Kıbrıs Rum devletine yama edilmeyi kabul etmeyeceği”
vurgulandı.
Kıbrıs Rum devletini
çözümün adresi olarak göstermenin ve bunda ısrar etmenin, bölünmüşlüğü
kalıcılaştıracağı belirtilen açıklamada, “Her iki halkın sadece kendisini
yönettiği tartışılmaz bir gerçektir. Bunu gözardı ederek hala bizleri Rum
devletine yama etmeye çalışmak, başlayan süreci akamete uğratacağı gibi iki
halk arasındaki güven bunalımını da derinleştirecektir” ifadelerine yer
verildi.
Bakanlık açıklamasında
şunlar kaydedildi:
“Kıbrıs Rum tarafı, KKTC
ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bağların koparılamayacağını artık
anlamalıdır. Anavatan Türkiye Kıbrıs Türk halkının yegane güvenlik unsurudur.
Kıbrıs Türk halkının Türkiye’nin garantörlüğünü ortadan kaldıracak veya
sulandıracak hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğini bir kez daha kuvvetle
duyurmak isteriz.
Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti’ni yok sayan, çözümün adresi olarak Kıbrıs Rum devletini gösteren
siyasetler, bugüne kadar adamıza hizmet etmemiştir. Kiprianu tarafından dile
getirilen anlayışta ısrar etmek çözüme katkı sağlamayacaktır.
İki halkın siyasi
eşitliği, iki bölgelilik, iki kurucu devletin eşit statüsü ile yeni bir
ortaklığa dayalı bir anlaşmaya varılması için Kıbrıs Türk tarafının iyi
niyetle görüşmelere devam edeceğini bir kez daha yinelemek isteriz.”
DIŞİŞLERİ
BAKANI AVCI: “KKTC OLARAK AMACIMIZ, ÖNCELİKLE ADADA KALICI VE KAPSAMLI BİR
ÇÖZÜM YOLUNDA POLİTİKALAR ÜRETİRKEN, KIBRIS TÜRK HALKINA YILLARDIR
UYGULANMAKTA OLAN İNSANLIK DIŞI İZOLASYONLARIN DA BERABERİNDE
KALDIRILMASIDIR”
Başbakan Yardımcısı ve
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, “KKTC olarak amacımız, öncelikle adada kalıcı ve
kapsamlı bir çözüm yolunda politikalar üretirken, Kıbrıs Türk halkına
yıllardır uygulanmakta olan insanlık dışı izolasyonların da beraberinde
kaldırılmasıdır” dedi.
Türkiye’de düzenlenen
Uluslararası Ekonomik ve Kültürel İlişkiler Federasyonunun (UEKİFE) tanıtım
gecesinde konuşan Avcı, Kıbrıs Türk halkının yıllardır insanlık dışı
uluslararası izolasyonlara maruz kaldığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının
temel hak ve özgürlüklerinin elinden alınmaya çalışıldığını söyledi.
Türkiye'nin 40 yılı aşkın
süredir, insanlık dışı uygulamalara maruz kalan Kıbrıs Türk halkının yanında
olduğunu anlatan Avcı, Türkiye'nin, KKTC'nin karşılıksız tek destekçisi
olduğunu belirtti.
Avcı, Kıbrıs Türkünün
ürettiği malları ihraç edemediğini, serbest piyasa ekonomisinden
faydalanamadığını, yurtdışı ile olan tüm bağlantıların Türkiye üzerinden
yapıldığını anımsatarak öncelikle serbest ticaretin yolunu açacak olan
Doğrudan Ticaret Tüzüğünün hayata geçirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Bakan Avcı, tüm bu zorluklara rağmen 1974 öncesinde 300-500 dolar milli geliri
olan Kıbrıs Türk halkının, bugün anavatan Türkiye'nin sarsılmaz desteği ile 10
bin doların üzerine ulaştığını belirtti.
Bugün için KKTC
ihracatının Güney Kıbrıs Rum yönetiminin girişimleri ile önemli sorunlarla
karşılaştığına dikkati çeken Avcı, özellikle AB Adalet divanı tarafından 1994
yılında alınan kararlarla uygulanmakta olan haksız ve ağır ambargolar etkili
olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin sağladığı pazar olanakları ve diğer
destekler ile ihracatın ayakta durmaya devam ettiğini ifade etti.
Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi'nin Suriye makamları nezdinde gerçekleştirmekte olduğu siyasi
baskılara rağmen 22 Eylül 2007 tarihinde 28 yıl aradan sonra Gazimağusa-Lazkiye
tarifeli feribot seferlerinin başlatıldığını hatırlatan Avcı, bu seferlerin
izolasyonların kırılmasında bir mihenk taşı olduğunu belirtti.
Avcı, şunları da kaydetti:
“KKTC olarak amacımız,
öncelikle adada kalıcı ve kapsamlı bir çözüm yolunda politikalar üretirken,
Kıbrıs Türk halkına yıllardır uygulanmakta olan insanlık dışı izolasyonların
da beraberinde kaldırılmasıdır. Adil ve kalıcı bir çözüm nedir? Özellikle
bugünlerde güneydeki seçimlerden sonra yeni başkanın da 'çözüm istiyorum'
demesiyle, görüşme süreci başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin de desteklediği
görüşme sürecinde, anavatanımızla birlikte ortaya koyduğumuz dış politikamızla
çözüm için hazırız. Ama bu çözümde hangi çerçeve vardır? Eşit, adil bir çözüm.
İki bölgeli, halkların eşitliğine dayanan, siyasi eşitlik, eşit iki kurucu
devletin ortaya koyacağı bir ortaklık ve vazgeçilmez olan Türkiye'mizin
garantörlüğü.”
Avcı, ''Anavatan Türkiye,
son yıllarda yaptığı hamlelerle ekonomide ve uluslararası ilişkilerde tüm
dünya tarafından hissedilen bir gelişme ve büyüme göstermiştir. Türkiye
Cumhuriyeti'nin dünyadaki itibarı ve gücü, KKTC'nin itibarı ve gücüne güç
katmaktadır. Dolayısıyla bunun için de KKTC halkı adına sonsuz şükranlarımı
sunuyorum'' şeklinde konuştu.
İHRACAT
DENETİMİ VE KOBİ KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI” ATÖLYE ÇALIŞMASI SONA ERDİ
AVCI: “İKÖ ÜLKELERİNDE
GERÇEKLEŞTİRİLECEK ETKİNLİKLERE KATILMAYA VE KATKI KOYMAYA HAZIRIZ”
DWAİK:DENEYİMLERİMİZİ
PAYLAŞMA FIRSATI ELDE ETTİK
İslam Konferansı
Örgütü’nün işbirliği ile düzenlenen “İhracat Denetimi ve Küçük ve Orta Boy
İşletmelerin (KOBİ) Kapasitesinin Artırılması” konulu atölye çalışması
sertifika dağıtım töreni ile son buldu.
Törene Dışişleri bakanı ve
Başbakan Yardımcısı Turgay Avcı da katıldı.
Yakın Doğu Üniversitesinde
(YDÜ) yer alan atölye çalışması, İKÖ’ye bağlı en önemli kuruluşlardan İslam
Ticareti Geliştirme Merkezi (İTGM) ile Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri
Bakanlığı’nın işbirliği ile düzenlendi.
YDÜ’de organize edilen
sertifika töreninde konuşan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay
Avcı, katılımcılara KKTC’de bulunmalarından dolayı teşekkür etti ve böylesine
önemli bir İKÖ etkinliğinin KKTC’de düzenlenmiş olmasından dolayı duyduğu
memnuniyeti dile getirdi.
KKTC’nin benzeri İKÖ
etkinliklerini önümüzdeki dönemlerde de düzenlemek arzusunda olduğunu ifade
eden Avcı, diğer İKÖ ülkelerinde gerçekleştirilecek olan etkinliklere de aktif
olarak katılmaya ve katkı koymaya her zaman hazır olduğunu
kaydetti.
Etkinliğin, İKÖ
toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiğini ifade eden Avcı,
atölye çalışmasının uluslararası kimliğine vurgu yaparak, Kıbrıslı Türklere
desteğini hiç esirgemeyen İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İKÖ
Sekreteryası, ayrıca İTGM Genel Müdürü Allal Rachdi ile çalışanlarına teşekkür
etti.
Katılımcılar adına konuşan
Ürdün Ticaret Odası Genel Müdür Yardımcısı Hisham Dwaik, İslam aleminin dört
bir yanından gelerek atölye çalışmasına iştirak eden katılımcılarla tanışarak
bilgi ve deneyimlerini paylaşma fırsatı elde ettiklerini belirtti. Dwaik,
KKTC’de kendilerine gösterilen konukseverliğin de atölye çalışmasının başarıya
ulaşmasında büyük rol oynadığını dile getirdi.
“KIBRISLI
TÜRKLERİN İZOLASYONUNUN EKONOMİSİ”
Kıbrıslı Türklere
uygulanan ekonomi, turizm ve eğitim başta olmak üzere her alandaki
izolasyonların bedeli ile ilgili olarak yapılan bilimsel bir çalışma, son 30
yıllık dönemde her Kıbrıslı Türk’ün 112 bin dolar kaybettiğini, toplam kaybın
da 25 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu.
Kanada’nın Seton Hall
Üniversitesi’nde uluslararası ekonomi ve kalkınma konusunda çalışan Kıbrıslı
Türk Doç. Dr. Ömer Gökçekuş’un, “Kıbrıslı Türklerin İzolasyonu” (The Economics
of the Isolation of Turkish Cypriots) adını verdiği çalışması, Kıbrıs Türk
Ticaret Odası tarafından kitaplaştırıldı.
“İzolasyon”un Kuzey’de
yaşayan Kıbrıslı Türkler üzerinde otuz yıl içinde meydana getirdiği
etkilerinin incelendiği kitaptaki verilere göre, 1977’den, 1977’de Kuzey’deki
kişi başı gelir, Güney’deki kişi başı gelirin yüzde 67’sine denk düşmekteydi.
1980’lerin başında, bu oran hızla düştü ve 1982’de yüzde 30’a geriledi.
1980’lerde ve 1990’larda, bu oran yüzde 25 ve yüzde 36 arasında ufak
dalgalanmalar gösterdi ve ortalama yüzde 30.9’da kaldı
2000’li yıllardan itibaren, Annan Planı müzakereleri, 2003 yılında Yeşil
Hattın açılması, Annan Planı referandumları ve AB üyeliği gibi olaylara
rastlayan bu dönemde artış gösterdi. 2006’da yüzde 59’a yükselen bu oran,
geçmiş yılların performansına göre kayda değer bir gelişme olduğunu gösterdi.
Gökçekuş’un araştırmasına
göre, izolasyonlar yüzünden Kıbrıslı Türklerin 30 yıllık kaybı 25 milyar
dolar... Bu rakam, Kuzey’de yaşayan her Kıbrıslı Türk başına 112 bin dolar
anlamına geliyor.
Şimdiki dolar değerine
göre, de bu rakam 51.6 milyar dolar ve Kuzey’de yaşayan her Kıbrıslı Türk
başına 232 bin dolar...