www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  28 Nisan 2008
 

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RUM DIŞİŞLERİ BAKANI’NA ELEŞTİRİ...
“AÇIKLAMALARIYLA  HAYAL KIRIKLIĞI YARATIYOR...ÇÖZÜME HİZMET ETMİYOR...”

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “KKTC OLARAK AMACIMIZ, ÖNCELİKLE ADADA KALICI VE KAPSAMLI BİR ÇÖZÜM YOLUNDA POLİTİKALAR ÜRETİRKEN, KIBRIS TÜRK HALKINA YILLARDIR UYGULANMAKTA OLAN İNSANLIK DIŞI İZOLASYONLARIN         DA BERABERİNDE KALDIRILMASIDIR”

İHRACAT DENETİMİ VE KOBİ KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI” ATÖLYE ÇALIŞMASI SONA ERDİ

“KIBRISLI TÜRKLERİN İZOLASYONUNUN EKONOMİSİ”

 


 

 

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RUM DIŞİŞLERİ BAKANI’NA ELEŞTİRİ...
“AÇIKLAMALARIYLA  HAYAL KIRIKLIĞI YARATIYOR...ÇÖZÜME HİZMET ETMİYOR...”

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, umut ve beklentiyle başlayan 21 Mart sürecine katkı koyması beklenen Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu’nun tavrını “hayal kırıcı” olarak niteledi.

Açıklamada, Markos Kiprianu’nun göreve geldiği günden itibaren Kıbrıs Türk halkını rencide eden açıklamalar yaptığı, çalışma grupları ile teknik komitelerin ilk kez bir araya geldiği bu hafta içinde de bu açıklamalarına yenisini eklediğine dikkat çekildi.

Rum Politis gazetesinin Yunan Haber Ajansı’na atfen verdiği haberde Kiprianu’nun, garantileri “mazi” olarak nitelediği ve 1963 yılından beri Rum devletine dönüşen sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamını savunarak çözümün bu devlet üzerine kurulacağını söylediği belirtilen açıklamada,  “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının asla ve hiçbir koşul altında Kıbrıs Rum devletine yama edilmeyi kabul etmeyeceği” vurgulandı.

Kıbrıs Rum devletini çözümün adresi olarak göstermenin ve bunda ısrar etmenin, bölünmüşlüğü kalıcılaştıracağı belirtilen açıklamada,  “Her iki halkın sadece kendisini yönettiği tartışılmaz bir gerçektir.  Bunu gözardı ederek hala bizleri Rum devletine yama etmeye çalışmak, başlayan süreci akamete uğratacağı gibi iki halk arasındaki güven bunalımını da derinleştirecektir” ifadelerine yer verildi.

Bakanlık açıklamasında şunlar kaydedildi:

“Kıbrıs Rum tarafı, KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bağların koparılamayacağını artık anlamalıdır. Anavatan Türkiye Kıbrıs Türk halkının yegane güvenlik unsurudur. Kıbrıs Türk halkının Türkiye’nin garantörlüğünü ortadan kaldıracak veya sulandıracak hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğini bir kez daha kuvvetle duyurmak isteriz.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok sayan, çözümün adresi olarak Kıbrıs Rum devletini gösteren siyasetler, bugüne kadar adamıza hizmet etmemiştir. Kiprianu tarafından dile getirilen anlayışta ısrar etmek çözüme katkı sağlamayacaktır.

İki halkın siyasi eşitliği, iki bölgelilik, iki kurucu devletin eşit statüsü ile yeni bir ortaklığa dayalı bir anlaşmaya varılması için Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetle görüşmelere devam edeceğini bir kez daha yinelemek isteriz.”

 

DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI: “KKTC OLARAK AMACIMIZ, ÖNCELİKLE ADADA KALICI VE KAPSAMLI BİR ÇÖZÜM YOLUNDA POLİTİKALAR ÜRETİRKEN, KIBRIS TÜRK HALKINA YILLARDIR UYGULANMAKTA OLAN İNSANLIK DIŞI İZOLASYONLARIN         DA BERABERİNDE KALDIRILMASIDIR”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, “KKTC olarak amacımız, öncelikle adada kalıcı ve kapsamlı bir çözüm yolunda politikalar üretirken, Kıbrıs Türk halkına yıllardır uygulanmakta olan insanlık dışı izolasyonların da beraberinde kaldırılmasıdır” dedi.

Türkiye’de düzenlenen Uluslararası Ekonomik ve Kültürel İlişkiler Federasyonunun (UEKİFE) tanıtım gecesinde konuşan Avcı, Kıbrıs Türk halkının yıllardır insanlık dışı uluslararası izolasyonlara maruz kaldığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının temel hak ve özgürlüklerinin elinden alınmaya çalışıldığını söyledi.

Türkiye'nin 40 yılı aşkın süredir, insanlık dışı uygulamalara maruz kalan Kıbrıs Türk halkının yanında olduğunu anlatan Avcı, Türkiye'nin, KKTC'nin karşılıksız tek destekçisi olduğunu belirtti.

Avcı, Kıbrıs Türkünün ürettiği malları ihraç edemediğini, serbest piyasa ekonomisinden faydalanamadığını, yurtdışı ile olan tüm bağlantıların Türkiye üzerinden yapıldığını anımsatarak öncelikle serbest ticaretin yolunu açacak olan Doğrudan Ticaret Tüzüğünün hayata geçirilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Bakan Avcı, tüm bu zorluklara rağmen 1974 öncesinde 300-500 dolar milli geliri olan Kıbrıs Türk halkının, bugün anavatan Türkiye'nin sarsılmaz desteği ile 10 bin doların üzerine ulaştığını belirtti.

Bugün için KKTC ihracatının Güney Kıbrıs Rum yönetiminin girişimleri ile önemli sorunlarla karşılaştığına dikkati çeken Avcı, özellikle AB Adalet divanı tarafından 1994 yılında alınan kararlarla uygulanmakta olan haksız ve ağır ambargolar etkili olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin sağladığı pazar olanakları ve diğer destekler ile ihracatın ayakta durmaya devam ettiğini ifade etti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Suriye makamları nezdinde gerçekleştirmekte olduğu siyasi baskılara rağmen 22 Eylül 2007 tarihinde 28 yıl aradan sonra Gazimağusa-Lazkiye tarifeli feribot seferlerinin başlatıldığını hatırlatan Avcı, bu seferlerin izolasyonların kırılmasında bir mihenk taşı olduğunu belirtti.

Avcı, şunları da kaydetti:

“KKTC olarak amacımız, öncelikle adada kalıcı ve kapsamlı bir çözüm yolunda politikalar üretirken, Kıbrıs Türk halkına yıllardır uygulanmakta olan insanlık dışı izolasyonların da beraberinde kaldırılmasıdır. Adil ve kalıcı bir çözüm nedir? Özellikle bugünlerde güneydeki seçimlerden sonra yeni başkanın da 'çözüm istiyorum' demesiyle, görüşme süreci başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin de desteklediği görüşme sürecinde, anavatanımızla birlikte ortaya koyduğumuz dış politikamızla çözüm için hazırız. Ama bu çözümde hangi çerçeve vardır? Eşit, adil bir çözüm. İki bölgeli, halkların eşitliğine dayanan, siyasi eşitlik, eşit iki kurucu devletin ortaya koyacağı bir ortaklık ve vazgeçilmez olan Türkiye'mizin garantörlüğü.”

Avcı, ''Anavatan Türkiye, son yıllarda yaptığı hamlelerle ekonomide ve uluslararası ilişkilerde tüm dünya tarafından hissedilen bir gelişme ve büyüme göstermiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin dünyadaki itibarı ve gücü, KKTC'nin itibarı ve gücüne güç katmaktadır. Dolayısıyla bunun için de KKTC halkı adına sonsuz şükranlarımı sunuyorum'' şeklinde konuştu.

 

İHRACAT DENETİMİ VE KOBİ KAPASİTESİNİN ARTIRILMASI” ATÖLYE ÇALIŞMASI SONA ERDİ

AVCI: “İKÖ ÜLKELERİNDE GERÇEKLEŞTİRİLECEK ETKİNLİKLERE KATILMAYA VE KATKI KOYMAYA HAZIRIZ”

DWAİK:DENEYİMLERİMİZİ PAYLAŞMA FIRSATI ELDE ETTİK

İslam Konferansı Örgütü’nün işbirliği ile düzenlenen  “İhracat Denetimi ve Küçük ve Orta Boy İşletmelerin (KOBİ) Kapasitesinin Artırılması” konulu atölye çalışması sertifika dağıtım töreni ile son buldu.

Törene Dışişleri bakanı ve Başbakan Yardımcısı Turgay Avcı da katıldı.

Yakın Doğu Üniversitesinde (YDÜ) yer alan atölye çalışması, İKÖ’ye bağlı en önemli kuruluşlardan İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (İTGM) ile Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı’nın işbirliği ile düzenlendi.

YDÜ’de organize edilen sertifika töreninde konuşan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, katılımcılara KKTC’de bulunmalarından dolayı teşekkür etti ve böylesine önemli bir İKÖ etkinliğinin KKTC’de düzenlenmiş olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

KKTC’nin benzeri İKÖ etkinliklerini önümüzdeki dönemlerde de düzenlemek arzusunda olduğunu ifade eden Avcı, diğer İKÖ ülkelerinde gerçekleştirilecek olan etkinliklere de aktif olarak katılmaya ve katkı koymaya her zaman hazır olduğunu kaydetti.           

Etkinliğin, İKÖ toplantılarında alınan kararlar doğrultusunda düzenlendiğini ifade eden Avcı, atölye çalışmasının uluslararası kimliğine vurgu yaparak, Kıbrıslı Türklere desteğini hiç esirgemeyen İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İKÖ Sekreteryası, ayrıca İTGM Genel Müdürü Allal Rachdi ile çalışanlarına teşekkür etti.

Katılımcılar adına konuşan Ürdün Ticaret Odası Genel Müdür Yardımcısı Hisham Dwaik, İslam aleminin dört bir yanından gelerek atölye çalışmasına iştirak eden katılımcılarla tanışarak bilgi ve deneyimlerini paylaşma fırsatı elde ettiklerini belirtti. Dwaik, KKTC’de kendilerine gösterilen konukseverliğin de atölye çalışmasının başarıya ulaşmasında büyük rol oynadığını dile getirdi.

 

“KIBRISLI TÜRKLERİN İZOLASYONUNUN EKONOMİSİ”

Kıbrıslı Türklere uygulanan ekonomi, turizm ve eğitim başta olmak üzere her alandaki izolasyonların bedeli ile ilgili olarak yapılan bilimsel bir çalışma, son 30 yıllık dönemde her Kıbrıslı Türk’ün 112 bin dolar kaybettiğini, toplam kaybın da 25 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu.

Kanada’nın Seton Hall Üniversitesi’nde uluslararası ekonomi ve kalkınma konusunda çalışan Kıbrıslı Türk Doç. Dr. Ömer Gökçekuş’un, “Kıbrıslı Türklerin İzolasyonu” (The Economics of the Isolation of Turkish Cypriots) adını verdiği çalışması, Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından kitaplaştırıldı.

“İzolasyon”un Kuzey’de yaşayan Kıbrıslı Türkler üzerinde otuz yıl içinde meydana getirdiği etkilerinin incelendiği kitaptaki verilere göre, 1977’den, 1977’de Kuzey’deki kişi başı gelir, Güney’deki kişi başı gelirin yüzde 67’sine denk düşmekteydi. 1980’lerin başında, bu oran hızla düştü ve 1982’de yüzde 30’a geriledi. 1980’lerde ve 1990’larda, bu oran yüzde 25 ve yüzde 36 arasında ufak dalgalanmalar gösterdi ve ortalama yüzde 30.9’da kaldı. 2000’li yıllardan itibaren, Annan Planı müzakereleri, 2003 yılında Yeşil Hattın açılması, Annan Planı referandumları ve AB üyeliği gibi olaylara rastlayan bu dönemde artış gösterdi. 2006’da yüzde 59’a yükselen bu oran, geçmiş yılların performansına göre kayda değer bir gelişme olduğunu gösterdi.

Gökçekuş’un araştırmasına göre, izolasyonlar yüzünden Kıbrıslı Türklerin 30 yıllık kaybı 25 milyar dolar... Bu rakam, Kuzey’de yaşayan her Kıbrıslı Türk başına 112 bin dolar anlamına geliyor.

Şimdiki dolar değerine göre, de bu rakam 51.6 milyar dolar ve Kuzey’de yaşayan her Kıbrıslı Türk başına 232 bin dolar...

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU