CUMHURBAŞKANI TALAT: “2008 ÇÖZÜM YILI OLABİLİR...”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Güney Kıbrıs’ta şubat
ayındaki başkanlık seçimlerinin ardından Kıbrıs sorununun çözümü yönünde
girişim beklentilerinin yüksek olduğunu, bu konuda ciddi belirtiler
bulunduğunu söyledi ve “2008’in çözüm yılı olmasını istiyoruz” dedi.
TAK muhabirinin sorularını yanıtlayan Talat, Kıbrıs
sorununun çok uzadığına ve her platformda dünya ile AB’ın önüne sorun olarak
çıktığına dikkat çekti. “Kıbrıs sorunu 2007’yi uykuda geçirdi ama birkaç ay
sonra ciddi bir girişim başlayacak” diye konuşan Cumhurbaşkanı Talat, “gerek
diplomatik girişimler ve temaslar, gerek dünyanın ve AB’ın beklentileri ile BM
Genel Sekreteri’nin son raporu bu konuda ciddi ipuçları içeriyor. Ben BM’nin
ciddi niyet taşıdığına ve yeni bir süreç başlatacağına inanıyorum” dedi.
8 Temmuz 2006’da taraflar arasında varılan mutabakatla
önemli adımlar atma imkânı olmasına karşın Rum tarafının “zamana oynama”
hedefiyle anlaşmayı uygulatmadığını, ancak Türk tarafı yanında dünyanın ve
AB’ın da zamana oynama politikasına tahammülü kalmadığını anlatan Talat,
özetle şunları söyledi:
“Kıbrıs Türkü, Kıbrıs sorununun mağdurudur. Bu yüzden
elimizden geldiğince çalışmalıyız, daha çok çalışmalıyız ve bunu yapıyoruz.
Gelecek yıl yeni bir fırsat doğar düşüncesiyle hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bu
yeni fırsat 2008’in çözüm yılı olmasını sağlayabilir.”
Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos’la eylül ayında
yaptıkları görüşmede de bu çerçevede bir öneri sunduklarını ve 2.5 aylık
hazırlık sürecinin ardından müzakerelerin başlamasıyla 2008 sonunda çözüm
önerdiklerini anımsatan Talat, “Dünyanın, BM’nin, AB’ın tavrı da bu olduğuna
göre ve pratikte de bu yönde girişim olursa Rumlar direnemeyecek diye
düşünüyorum” dedi.
Yıl içinde muhtemel bir girişimden sonuç alınmaması halinde
bunun “son girişim” olabileceği uyarısında da bulunan Talat, “Yeni bir çabayla
çözüm için çalışan BM, yine başarı olmazsa ‘başka yollar var mı’ diye arayışa
girebilir. Bu ne olabilir bilemem, ama olabilir. Çünkü ayrılık her geçen gün
derinleşiyor, ilişkiler kötüleşiyor...” ifadelerini kullandı.
Talat, Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafını ve başta
seçilmişler olmak üzere Kıbrıs Türk yönetimini “yok sayma” yaklaşımının,
egemenliğini Kuzey’e de yayma hedefinin, hiç bir konuda işbirliğine
yanaşmamasının, ekonomiyi sekteye uğratma politikasının, vatandaşlarına Türk
tarafından en küçük alışverişi yasaklama ve bu gibi politikalarının ayrılığın
derinleşmesinde önemli rol oynadığına vurgu yaptı.
Bir soruya karşılık, şubat ayındaki başkanlık seçimlerinde
hangi adayın kazanacağının yeni süreçte belirleyici olabileceğini de söyleyen
Talat, “Sürecin başlamasında olmasa da sonucunda belirleyici olur. Siyasi
eşitliği, ortak egemenliği kabul eden bir anlayış kuşkusuz sürece daha çok
katkı yapar ve adanın çözüme taşınmasına yardımcı olur. Bu nedenle kimin
kazanacağı çözüm için önemli” dedi.