BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI BAĞDATİS’İ KINADI
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, 2007 yılında
Avustralya Açık Tenis Turnuvası vesilesiyle Avustralya’nın Melbourne kentinde
bulunan Kıbrıslı Rum tenisçi Markos Bağdatis’in elinde meşaleyle “Türkler
Kıbrıs’tan defolsun” diye bağırırken çekilen görüntüleri ile ilgili olarak,
bir sporcudan beklenenlerin aksine ırkçı ve Türk düşmanlığını benimseyen bir
zihniyeti temsil ettiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Bakanlığın konu
ile ilgili açıklaması şu şekildedir:
“2007 yılında Avustralya Açık Tenis Turnuvası vesilesiyle
Avustralya’nın Melbourne kentinde bulunan Kıbrıslı Rum tenisçi Markos
Bağdatis’in turnuvadan elenmesinin ardından düzenlenen bir partide faşist ve
Türk düşmanlığı tutumu ile tanınan Elen Fanatikler Klübü üyeleri ile Anavatan
Türkiye ve Kıbrıslı Türkler aleyhine yaptığı ırkçı açıklamaları içeren çirkin
görüntüler bir video paylaşım sitesinde yayınlanmıştır. Bağdatis’in elinde
meşaleyle “Türkler Kıbrıs’tan defolsun” diye bağırırken çekilen görüntüleri,
onun bir sporcudan beklenenlerin aksine ırkçılığı ve Türk düşmanlığını
benimseyen bir zihniyeti temsil ettiğini açıkça ortaya çıkarmaktadır.
Yayınlanan bu görüntülerin ardından, Rum Eğitim Bakanı Akis
Kleanthus’un Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu tarafından 2008 yılının
“Kültürlerarası Diyalog Yılı” olarak kabul edilmesi dolayısıyla Türkiye ve
Kıbrıslı Türklere hakaret etmeyi bir maharet sayan tenisçi Markos Bağdatis’in
kültür elçisi seçildiğini açıklaması Rum tarafının Kıbrıslı Türklerle nasıl
bir kültürel diyalog kurmak istediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kleanthus’un,
Bağdatis’i kültürlerarası diyalog için olumlu bir örnek olarak nitelendirmesi
Rum liderliğinin Kıbrıslı Türklere karşı olan ırkçı politikalarını bir kez
daha gözler önüne sermektedir.
Kıbrıslı Türk sporcuların GKRY’nin uyguladığı insanlık dışı
ambargolar nedeniyle uluslararası nitelikli spor müsabakaları ve turnuvalara
katılamadıkları bir yana, tüm Kıbrıs’ın yasal temsilcileri oldukları
iddiasıyla Kıbrıslı Türk sporcuların haklarını gaspederek uluslararası spor
etkinliklerine katılan Rum sporcuların, bir sporcuya yakışmayacak şekilde
Anavatan Türkiye ve Kıbrıslı Türklere küstahca hakaretler yağdırmasını
şiddetle kınıyoruz.
Türk düşmanlığını her platformda vurgulamayı adet haline
getirmiş olan Kıbrıslı Rumlar, asıl amacı barış ve dostluğu pekiştirmek olan
spora bile bu tarz ırkçı ve kin dolu söylemler katmakla ve bu tarz açıklamalar
yapan kişileri kültür elçisi ilan ederek ödüllendirmekle gerçek yüzlerini bir
kez daha belirgin bir şekilde sergilemektedirler.
Sporun ruhuyla hiçbir şekilde bağdaşmayan bu tür ırkçı
söylemleri ve Rum liderliğinin bu söylemlere açıkça destek ve ödül verme
kararını şiddetle kınıyor, Avrupa Birliği’nin ilgili kurumları ile
Uluslararası Tenis Profesyonelleri Birliği’ni gerekli önlemleri almaya davet
ediyoruz.”
AVCI: “KAÇAK GÖÇÜN LAZKİYE SEFERLERİYLE
BAĞDAŞTIRILMAMASI GEREKİR”
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı,
katıldığı bir televizyon programında, bayrak sorunu nedeniyle aksayan Lazkiye
seferlerinin Türkiye bayrağıyla devam edeceğini yineledi ve kaçak göç
konusunun Lazkiye seferleriyle bağdaştırılmaması gerektiğini söyledi.
Kaçak göçün büyük oranda teknelerle gerçekleştiğine işaret
eden Avcı, bu konuda Rum Yönetimi’yle işbirliğine hazır olduklarını yineledi.
Ancak Rum liderliğinin her konuda olduğu gibi bu konuda da uzlaşmadan yana bir
tavır sergilemediğine dikkati çeken Avcı, seferleri sadece Suriye olarak
değerlendirmemek, Ortadoğu’ya açık bir kapı olarak görmek gerektiğini, bu
konuda da Avrupa müktesebatlarına uymayan hukuki bir engelin olmadığını
kaydetti.
ERDOĞAN-KARAMANLİS ZİRVESİNE KIBRIS KONUSU
DAMGASINI VURDU
Ankara, Atatürk-Venizelos ve Menderes-Karamanlis
buluşmalarından sonra üçüncü kez Türk-Yunan başbakanlarının buluşmasına sahne
oldu. Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan'la Yunanistan Başbakanı Kostas
Karamanlis arasında dün yapılan başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerden sonra
iki lider barış mesajları verdi
Başbakan Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kostas
Karamanlis, başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın
toplantısı düzenledi.
Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan toplantıda yaptığı
açıklamada, 2008 yılının Kıbrıs sorunu açısından da önem taşıdığına inandığını
ifade ederek ''özellikle anavatan ve garantör ülkeler olarak Güney Kıbrıs'ta
yapılacak seçimlerin ardından atılacak adımlardan sonra müzakerelerin
başlamasının önem taşıdığını düşünüyoruz'' dedi.
Erdoğan, ''Derdimiz şüphesiz ki Kıbrıs'ta, masada
müzakerelerle, bu sorunu çözebilmektir. Garantör ülkeler, bunu teşvik
edeceğiz. Ve masalarda müzakerelerle bu işi neticeye kavuşturmak gerek'' dedi.
Kıbrıs sorununa ilişkin bir soruya Erdoğan şu yanıtı verdi:
''Güney Kıbrıs'la alakalı 17 Şubat'ta yapılacak olan
seçimler ve bu seçimlerden sonraki süreç, önem arz ediyor. Özellikle ben,
değerli dostum, meslektaşım Kostas'dan burada bir gayret bekliyorum. O da
müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik bir adımın atılmasıdır. Tabii bu
Birleşmiş Milletler zeminidir. Bu konu, lokal bir konu değildir. BM Sayın
Annan'la bu konuda bir adım atmıştı. Annan Planı bunu çözmeye yönelik bir
adımdır. Ve birlikte değerli dostumla (Kostas Karamanlis ile) ve ekibiyle
İsviçre'nin Bürgenstock kentinde günlerce birlikte çalıştık. Orada
referandumun imzaları atıldı. 24 Nisan'da bir referandum yapıldı. Kuzey, bu
referanduma 'evet' dedi. Güney 'hayır' dedi. Aslında bu referandumla ilgili
paket, sözleşme metni de diyebiliriz, buradaki geleceği kuşatacak bir adımın
da altyapısını oluşturuyor. Ne yazık ki bunu başaramadık. Ve süreç aynı
şekilde devam ediyor. Artık Annan Planı devreden çıkmış durumda, ama esası,
ruhu aynen korunabilir. Derdimiz şüphesiz ki Kıbrıs'ta, masada müzakerelerle
bu sorunu çözebilmektir. Garantör ülkeler, bunu teşvik edeceğiz. Ve masalarda
müzakerelerle bu işi neticeye kavuşturmak gerek. Adil, kapsamlı, kalıcı bir
neticeye ulaşabilmek için...''
Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'le baş başa
ve heyetlerarası görüşmelerde Ege'nin bir ''barış denizi'' olması konusunda
ısrarlı vurgularda bulunduklarını ve Ege'nin iki yakasındaki ülkeler arasında
işbirliğinin ve bir dayanışmanın olması sürecinin başlamasının isabetli olduğu
yönündeki adımların üzerinde durduklarını belirterek, ''Önümüzdeki dönemi bir
fırsatlar penceresi olarak görmek istiyoruz. Gerek siyasi, gerek askeri, gerek
ekonomik, gerek ticari, gerek kültürel alanda bu sürecin gerçekleşeceğine
inanıyorum'' diye konuştu.
Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis de görüşmede Kıbrıs
sorununu da görüştüklerini belirtti ve “Hedefimiz adil, barışçıl ve kalıcı
çözüme ulaşmaktır” dedi.
"Zaten şu an 8 Temmuz 2006 tarihli sözleşmeye istinaden
çabaların devam etmesi yönünde mutabık kaldık" diye konuşan Karamanlis,
"Hedefimiz BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde Kıbrıs'ın birleşmesine
neden olabilecek olan adil, barışçıl ve kalıcı bir çözüme ulaşmaktır. Bu
şekilde Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları ortak olarak AB'nin nimetlerinden
yararlanabilirler" diye konuştu.
Kıbrıs konusundaki çözüm sürecine ilişkin soru üzerine,
Yunanistan'ın adadaki siyasi sorunun çözümlenmesi yönünde açık ve net siyaseti
olduğunu söyledi. "Adada artık birleşme olması gerekiyor" diyen Karamanlis,
bunun her şeyden önce Kıbrıs'taki tüm insanlar için olması gerektiğini ifade
etti. Karamanlis, Kıbrıs sorunu uluslararası boyutta olduğu için sorunun
çözümünün Türkiye-Yunanistan arasındaki ilişkilerin gelişmesine de katkıda
bulunacağını kaydetti