www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  24 Ocak 2008
 

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI BAĞDATİS’İ KINADI

AVCI: “KAÇAK GÖÇÜN LAZKİYE SEFERLERİYLE BAĞDAŞTIRILMAMASI GEREKİR”

ERDOĞAN-KARAMANLİS ZİRVESİNE KIBRIS KONUSU DAMGASINI VURDU


 
 

BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI BAĞDATİS’İ KINADI

Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, 2007 yılında Avustralya Açık Tenis Turnuvası vesilesiyle Avustralya’nın Melbourne kentinde bulunan Kıbrıslı Rum tenisçi Markos Bağdatis’in elinde meşaleyle “Türkler Kıbrıs’tan defolsun” diye bağırırken çekilen görüntüleri ile ilgili olarak, bir sporcudan beklenenlerin aksine ırkçı ve Türk düşmanlığını benimseyen bir zihniyeti temsil ettiğini açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Bakanlığın konu ile ilgili açıklaması şu şekildedir:

“2007 yılında Avustralya Açık Tenis Turnuvası vesilesiyle Avustralya’nın Melbourne kentinde bulunan Kıbrıslı Rum tenisçi Markos Bağdatis’in turnuvadan elenmesinin ardından düzenlenen bir partide faşist ve Türk düşmanlığı tutumu ile tanınan Elen Fanatikler Klübü üyeleri ile Anavatan Türkiye ve Kıbrıslı Türkler aleyhine yaptığı ırkçı açıklamaları içeren çirkin görüntüler bir video paylaşım sitesinde yayınlanmıştır. Bağdatis’in elinde meşaleyle “Türkler Kıbrıs’tan defolsun” diye bağırırken çekilen görüntüleri, onun bir sporcudan beklenenlerin aksine ırkçılığı ve Türk düşmanlığını benimseyen bir zihniyeti temsil ettiğini açıkça ortaya çıkarmaktadır.

Yayınlanan bu görüntülerin ardından, Rum Eğitim Bakanı Akis Kleanthus’un Avrupa Birliği ve Avrupa Parlamentosu tarafından 2008 yılının “Kültürlerarası Diyalog Yılı” olarak kabul edilmesi dolayısıyla Türkiye ve Kıbrıslı Türklere hakaret etmeyi bir maharet sayan tenisçi Markos Bağdatis’in kültür elçisi seçildiğini açıklaması Rum tarafının Kıbrıslı Türklerle nasıl bir kültürel diyalog kurmak istediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kleanthus’un, Bağdatis’i kültürlerarası diyalog için olumlu bir örnek olarak nitelendirmesi Rum liderliğinin Kıbrıslı Türklere karşı olan ırkçı politikalarını bir kez daha gözler önüne sermektedir.

Kıbrıslı Türk sporcuların GKRY’nin uyguladığı insanlık dışı ambargolar nedeniyle uluslararası nitelikli spor müsabakaları ve turnuvalara katılamadıkları bir yana, tüm Kıbrıs’ın yasal temsilcileri oldukları iddiasıyla Kıbrıslı Türk sporcuların haklarını gaspederek uluslararası spor etkinliklerine katılan Rum sporcuların, bir sporcuya yakışmayacak şekilde Anavatan Türkiye ve Kıbrıslı Türklere küstahca hakaretler yağdırmasını şiddetle kınıyoruz.

Türk düşmanlığını her platformda vurgulamayı adet haline getirmiş olan Kıbrıslı Rumlar, asıl amacı barış ve dostluğu pekiştirmek olan spora bile bu tarz ırkçı ve kin dolu söylemler katmakla ve bu tarz açıklamalar yapan kişileri kültür elçisi ilan ederek ödüllendirmekle gerçek yüzlerini bir kez daha belirgin bir şekilde sergilemektedirler.

Sporun ruhuyla hiçbir şekilde bağdaşmayan bu tür ırkçı söylemleri ve Rum liderliğinin bu söylemlere açıkça destek ve ödül verme kararını şiddetle kınıyor, Avrupa Birliği’nin ilgili kurumları ile Uluslararası Tenis Profesyonelleri Birliği’ni gerekli önlemleri almaya davet ediyoruz.”

 

AVCI: “KAÇAK GÖÇÜN LAZKİYE SEFERLERİYLE BAĞDAŞTIRILMAMASI GEREKİR”

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, katıldığı bir televizyon programında, bayrak sorunu nedeniyle aksayan Lazkiye seferlerinin Türkiye bayrağıyla devam edeceğini yineledi ve kaçak göç konusunun Lazkiye seferleriyle bağdaştırılmaması gerektiğini söyledi.

Kaçak göçün büyük oranda teknelerle gerçekleştiğine işaret eden Avcı, bu konuda Rum Yönetimi’yle işbirliğine hazır olduklarını yineledi. Ancak Rum liderliğinin her konuda olduğu gibi bu konuda da uzlaşmadan yana bir tavır sergilemediğine dikkati çeken Avcı, seferleri sadece Suriye olarak değerlendirmemek, Ortadoğu’ya açık bir kapı olarak görmek gerektiğini, bu konuda da Avrupa müktesebatlarına uymayan hukuki bir engelin olmadığını kaydetti.

 

ERDOĞAN-KARAMANLİS ZİRVESİNE KIBRIS KONUSU DAMGASINI VURDU

Ankara, Atatürk-Venizelos ve Menderes-Karamanlis buluşmalarından sonra üçüncü kez Türk-Yunan başbakanlarının buluşmasına sahne oldu. Türkiye Başbakanı Recep Tayip Erdoğan'la Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis arasında dün yapılan başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerden sonra iki lider barış mesajları verdi

Başbakan Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis, başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan toplantıda yaptığı açıklamada, 2008 yılının Kıbrıs sorunu açısından da önem taşıdığına inandığını ifade ederek ''özellikle anavatan ve garantör ülkeler olarak Güney Kıbrıs'ta yapılacak seçimlerin ardından atılacak adımlardan sonra müzakerelerin başlamasının önem taşıdığını düşünüyoruz'' dedi.

Erdoğan, ''Derdimiz şüphesiz ki Kıbrıs'ta, masada müzakerelerle, bu sorunu çözebilmektir. Garantör ülkeler, bunu teşvik edeceğiz. Ve masalarda müzakerelerle bu işi neticeye kavuşturmak gerek'' dedi.

Kıbrıs sorununa ilişkin bir soruya Erdoğan şu yanıtı verdi:

''Güney Kıbrıs'la alakalı 17 Şubat'ta yapılacak olan seçimler ve bu seçimlerden sonraki süreç, önem arz ediyor. Özellikle ben, değerli dostum, meslektaşım Kostas'dan burada bir gayret bekliyorum. O da müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik bir adımın atılmasıdır. Tabii bu Birleşmiş Milletler zeminidir. Bu konu, lokal bir konu değildir. BM Sayın Annan'la bu konuda bir adım atmıştı. Annan Planı bunu çözmeye yönelik bir adımdır. Ve birlikte değerli dostumla (Kostas Karamanlis ile) ve ekibiyle İsviçre'nin Bürgenstock kentinde günlerce birlikte çalıştık. Orada referandumun imzaları atıldı. 24 Nisan'da bir referandum yapıldı. Kuzey, bu referanduma 'evet' dedi. Güney 'hayır' dedi. Aslında bu referandumla ilgili paket, sözleşme metni de diyebiliriz, buradaki geleceği kuşatacak bir adımın da altyapısını oluşturuyor. Ne yazık ki bunu başaramadık. Ve süreç aynı şekilde devam ediyor. Artık Annan Planı devreden çıkmış durumda, ama esası, ruhu aynen korunabilir. Derdimiz şüphesiz ki Kıbrıs'ta, masada müzakerelerle bu sorunu çözebilmektir. Garantör ülkeler, bunu teşvik edeceğiz. Ve masalarda müzakerelerle bu işi neticeye kavuşturmak gerek. Adil, kapsamlı, kalıcı bir neticeye ulaşabilmek için...''

Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'le baş başa ve heyetlerarası görüşmelerde Ege'nin bir ''barış denizi'' olması konusunda ısrarlı vurgularda bulunduklarını ve Ege'nin iki yakasındaki ülkeler arasında işbirliğinin ve bir dayanışmanın olması sürecinin başlamasının isabetli olduğu yönündeki adımların üzerinde durduklarını belirterek, ''Önümüzdeki dönemi bir fırsatlar penceresi olarak görmek istiyoruz. Gerek siyasi, gerek askeri, gerek ekonomik, gerek ticari, gerek kültürel alanda bu sürecin gerçekleşeceğine inanıyorum'' diye konuştu.

Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis de görüşmede Kıbrıs sorununu da görüştüklerini belirtti ve “Hedefimiz adil, barışçıl ve kalıcı çözüme ulaşmaktır” dedi.

"Zaten şu an 8 Temmuz 2006 tarihli sözleşmeye istinaden çabaların devam etmesi yönünde mutabık kaldık" diye konuşan Karamanlis, "Hedefimiz BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde Kıbrıs'ın birleşmesine neden olabilecek olan adil, barışçıl ve kalıcı bir çözüme ulaşmaktır. Bu şekilde Kıbrıs Türkleri ve Kıbrıs Rumları ortak olarak AB'nin nimetlerinden yararlanabilirler" diye konuştu.

Kıbrıs konusundaki çözüm sürecine ilişkin soru üzerine, Yunanistan'ın adadaki siyasi sorunun çözümlenmesi yönünde açık ve net siyaseti olduğunu söyledi. "Adada artık birleşme olması gerekiyor" diyen Karamanlis, bunun her şeyden önce Kıbrıs'taki tüm insanlar için olması gerektiğini ifade etti. Karamanlis, Kıbrıs sorunu uluslararası boyutta olduğu için sorunun çözümünün Türkiye-Yunanistan arasındaki ilişkilerin gelişmesine de katkıda bulunacağını kaydetti

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU