DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: “RUM TARAFININ KIBRIS’TAKİ EGEMEN İNGİLİZ ÜSLERİ’NİN
STATÜSÜNÜ SORGULAMASI KABUL EDİLEBİLECEK BİR DURUM DEĞİLDİR”
Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs
Rum Yönetimi’nin (GKRY), İngiliz Hükümeti’nin Kıbrıslı Türklere yönelik olası
bir açılımını önlemek için “Üsler kartını” masaya koyduğunu ve siyasi şantaj
yapmaya çalıştığını ifade ederek, Rum tarafının Kıbrıs’taki Egemen İngiliz
Üsleri’nin statüsünü sorgulamasının kabul edilebilecek bir durum olmadığını
kaydetti.
Bakanlığın konuya ilişkin 25 Ocak 2008 tarihinde yaptığı
yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“GKRY lideri Papadopoulos’un, İngiltere ile Türkiye
arasında birçok alanda işbirliği yapılmasını öngören stratejik ittifak
belgesinin imzalanmasından sonra Kıbrıs’taki Egemen İngiliz Üsleri’nin
statüsünün yeniden inceleme konusu olduğunu İngiliz Hükümeti’ne bildirdiği Rum
basınından takip edilmektedir. Anavatan Türkiye ile İngiltere arasında
imzalanan bu anlaşmaya aklısıra misilleme yapmak ayrıca, İngiliz Hükümeti’nin
Kıbrıslı Türklere yönelik olası bir açılımını önlemek isteyen GKRY liderliği,
Üsler kartını masaya koyarak İngiliz Hükümeti’ne siyasi şantaj yapmaya
çalışmaktadır. Ancak, Rum tarafının Kıbrıs’taki Egemen İngiliz Üsleri’nin
statüsünü sorgulaması kabul edilebilecek bir durum değildir.
Bilindiği gibi, Kıbrıs’taki Egemen İngiliz Üsleri’nin, 1960
Ortaklık Cumhuriyeti’ni kuran antlaşmalardan biri olan Temel Antlaşma’nın bir
parçasıdır ve tek taraflı olarak GKRY lideri Papadopoulos’un tek taraflı
girişimi ile statülerinin sorgulanıp değerlendirilmesi mümkün değildir.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ni kuran antlaşmalar, Kıbrıslı Türk
ve Rumların yanısıra, garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere
tarafından da onaylanmıştır. Dolayısıyla, tek yanlı bir kararla başta Kıbrıslı
Türkler olmak üzere diğer imzacıların görüşlerini dahi almadan Papadopoulos’un
bu konuyu ele almaya kalkışması uluslararası hukuğun en bariz ihlali demektir.
Ayrıca, Kıbrıslı Türklere söz hakkı tanımama ve yok sayma politikasının en son
örneğini teşkil etmektedir. Papadopoulos’un bu kabul edilemez girişimi
aralarında Anavatan Türkiye’nin de bulunduğu garantör ülkelerin Kıbrıs
üzerindeki yetki ve sorumluluk alanlarına da yapılan açık bir saldırıdır.
Kıbrıslı Türkler üzerindeki izolasyonların devamını
sağlamak amacıyla her türlü çabayı gösteren Papadopoulos, bu kez adadaki
Egemen İngiliz Üsleri’nin varlığını ve statüsünü sorgulayarak, hükümranlığını
tüm adaya yayma girişiminde bulunmakta ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin iki eşit
kurucu ortağından biri olan Kıbrıslı Türklerin Üsler konusunda uluslararası
antlaşmalarla tescil edilen söz hakkını ortadan kaldırmağa çalışmaktadır. GKRY
lideri Papadopoulos’un İngiliz Hükümeti’ne yönelik bu çirkin şantajlarının
muhatapları tarafından gerektiği şekilde cevaplandırılacağına inanmaktayız.”
KİMLİK TESPİTİ TAMAMLANAN 6 KAYIP TÜRKÜN
İSİMLERİ AÇIKLANDI
Kıbrıs’taki Türk ve Rum kayıpların bulunması için uzun
süreden beri kazı ve kimlik tespit çalışmalarını sürdüren Otonom Kayıp
Şahıslar Komitesi’nin Rum kesiminde yaptığı kazılarda bulunan 6 Kıbrıslı
Türkün kimlik tespiti tamamlandı ve isimleri açıklandı.
Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Genel Başkanı Ertan
Ersan’ın açıklamasına göre, “1974 yılında Rumlar tarafından kaçırılıp şehit
edilen” ve DNA testi neticesinde kimlikleri tespit edilen 6 Kıbrıslı Türkün
isimler şöyle:
“Fehim Hüseyin, Kamil Hüseyin Kuşuri, İsmail Ali, Ahmet
Cemal, Erdoğan Enver ve Ünal Ali.”
27-28 OCAK DİRENİŞİ’NİN 50’İNCİ YILDÖNÜMÜ
Kıbrıs Türkü’nün, İngiliz Sömürge İdaresine karşı
başlattığı ve Kıbrıslı Türklerin varlığının ve haklarının dünyaya duyurulduğu
ilk olay olması açısından da önem taşıyan 27-28 Ocak direnişi, 50’inci
yıldönümünde yarın törenlerle anılacak.
Direniş sırasında şehit düşenler için bugün törenler
düzenlenecek. Lefkoşa Şehitler Anıtı Önü’nde yer alacak ilk törenin ardından
Küçükkaymaklı Mezarlığı’nda da bir tören düzenlenecek.
İngilizlere karşı 1958 yılında gösterilen direnişte, 7
Kıbrıslı Türk hayatını şehit olmuştu.
TİMVİOS YİNE RUM YÖNETİMİ ALEYHİNE AİHM’E
BAŞVURDU
KKTC’deki eski malıyla ilgili olarak Taşınmaz Mal
Komisyonu’na başvuran ve Komisyon’la takas anlaşması yapan Mike Timvios isimli
Rum, bu anlaşmadan dolayı kendisine zulmettiği gerekçesiyle Rum yönetimi
aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne dava başvurusunda bulundu. Timvios
Rum yönetimini; KKTC makamlarıyla yaptığı dostane anlaşma nedeniyle kendisini,
kötü niyetli ve kinci bir şekilde kovuşturmakla suçluyor.
Güney Kıbrıs’ta yayınlanan Politis gazetesi, Timvios’un
AİHM 3’üncü Dairesi Başkanı Bostjan Zupancic’e gönderdiği şikâyet mektubunda;
KKTC’deki malını Güney’de kalan EVKAF malıyla takas konusunda KKTC
makamlarıyla yaptığı dostane anlaşmanın duyulmasından sonra Rum yönetiminin
kendisine baskı yaptığını ve kendisine yönelik kovuşturmanın; Güney
Kıbrıs’taki gayrı menkulünün satışını ileri götürmek suretiyle cereyan ettiği
şikâyetinde bulunduğunu yazdı.
Gazeteye göre Timvios mektubunda şunları da kaydetti:
“Aşırı borçlarımdan ve iflasta bulunmam nedeniyle Kıbrıs
hükümeti, beni haberdar etmeksizin, bana ait malı geçen hafta Resmî Alıcı’ya
değerinin çok altındaki bir fiyatla sattı. Aynı prosedür şu anda işimle ilgili
olarak da; yani Patoloji Laboratuarı kliniğime de uygulanıyor, dolayısıyla
işsiz kaldım. Bütün bunlar, dostane anlaşmayı (takası) kabul ettiğim için
oldu.” Timvios, Rum yönetiminin hareket şeklinin tamamen kindar olduğunu,
iflas beyanının 6 yıldır var olmasına rağmen, kendine ait mülkün satış
prosedürünün daha yeni başlatıldığını söyledi.