www.trncinfo.com

make money stuffing envelopes

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti                                                         

Haber  30 Ocak 2008
 

SOYER: “BAYAN MARKULLİ’Yİ KIBRIS TÜRK HALKININ UYUM SÜRECİNE SEVİNMEYE DAVET EDİYORUM”

AVCI İNGİLTERE PARLAMENTOSU’NDA KONUŞMA YAPMAK VE TEMASLARDA BULUNMAK AMACIYLA LONDRA’YA GİDİYOR

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI’NIN 27-28 OCAK DİRENİŞİ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE YAPTIĞI AÇIKLAMA

ERÇAKICA: “KARAMANLİS’TEN DAHA CESARETLENDİRİCİ TAVIR VE DEMEÇLER BEKLERDİK”

ALMANYA’NIN ESKİ BAŞBAKANI SCHRÖDER CUMA GÜNÜ KKTC’YE GELİYOR

İKÖ PARLAMENTOLAR BİRLİĞİ İCRA KOMİTESİ İZOLASYONLARLA İLGİLİ KARAR TASARISINI ONAYLADI

 


 
 

SOYER: “BAYAN MARKULLİ’Yİ KIBRIS TÜRK HALKININ UYUM SÜRECİNE SEVİNMEYE DAVET EDİYORUM”

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, dün bir kabulünde, 12 başlık altındaki uyum sürecinin, Kıbrıs Türk tarafını ve Kıbrıs Türklerini çözüme hazırlama temeli üzerindeki Mali Yardım Tüzüğü çerçevesinde şekillendirildiğini belirterek, Rum Dışişleri Bakanı Erato Markulli’nin, 12 başlık altındaki AB’ye uyum sürecine karşı çıkmakla, aslında çözüme karşı çıktığını söyledi.

Markulli’nin özellikle Gazimağusa, Girne ve Gemikonağı Limanlarının uluslararası hukuka göre kapalı olmadığının deklere edilmesine yönelik itirazının da yanlış bir itiraz olduğunu belirten Soyer, “Meşru olan Kıbrıs Türk halkının gerçekten dünyayla bütünleşmekte en önemli unsuru olan Kuzeydeki limanların uluslararası hukuka göre kapalı olmadığı gerçeğinin, en nihayet 30-40 yıl sonra dünyaya deklere edilmiş olmasıdır. Bayan Markulli’yi bir an önce Kıbrıs Türk halkının uyum sürecine sevinmeye davet ediyorum” dedi.

Markulli’nin Brüksel’e giderken verdiği “ateşli ve öfkeli” beyanatlarla, bu uyum sürecini durduracağını ifade ettiğine atıfta bulunan Soyer, Rum Dışişleri Bakanı’nın bu açıklamalarında Kıbrıs Rum siyasi liderliğinin gerçek niyetini deşifre ettiğine dikkat çekti.

 

AVCI İNGİLTERE PARLAMENTOSU’NDA KONUŞMA YAPMAK VE TEMASLARDA BULUNMAK AMACIYLA LONDRA’YA GİDİYOR

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, İngiltere Parlamentosu’nda konuşma yapmak için bu sabah Londra’ya gidiyor. Avcı, Londra’da çeşitli kurum ve derneklerle de bir araya gelecek ve uluslararası medya kuruluşlarına mülakatlar verecek.

Avcı, Londra ziyaretiyle ilgili olarak yaptığı değerlendirmede, yurt dışında yaşayan soydaşların sorunlarını dinlemek, onlarla gerek Kıbrıs konusunda gerek ise KKTC’nin dışa açılımlarında işbirliği seçeneklerini değerlendirmek ve işbirliği ortamını sağlamlaştırmak arzusunda olduklarını belirtti.

Bu çerçevede Londra’da soydaşların aktif olarak çalışmakta olduğu dernekler ve odalarla da görüşmelerinin olacağını ifade eden Avcı, İngiltere Türk Toplumu Futbol Federasyonu ve Eğitim Konsorsyumu gibi örgütlerle görüşmelerde bulunarak, onların görüş ve önerilerini alacaklarını ve sorunlarını dinleyeceklerini kaydetti.

Avcı ayrıca Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın, yurtdışında yaşayan vatandaşlar için hazırlayıp Bakanlar Kuruluna sunduğu askerlik yasası teklifiyle ilgili de bilgiler vereceklerini ifade etti.

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Dr. Turgay Avcı, İngiliz Parlamentosu'nda, Kıbrısla ilgili bir toplantıya katılacak. Lord Maginnis'in ev sahipliğini yapacağı Lordlar Kamarası'ndaki Kıbrıs toplantısı 30 Ocak Çarşamba akşamı gerçekleşecek.

Lordlar Kamarası'nda bulunan "The Moses Room" adlı 70 kişilik odada yapılacak toplantıya, KKTC ve Türkiye ile ilgilenen İngiliz milletvekilleri, parlamenterlerin de katılması bekleniyor.

 

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI TURGAY AVCI’NIN 27-28 OCAK DİRENİŞİ YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE YAPTIĞI AÇIKLAMA

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın 27-28 Ocak Direnişi’nin yıldönümü dolayısıyla yaptığı basın açıklaması aşağıdaki gibidir:

“Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olan 27-28 Ocak direnişinin 50’nci yıldönümünde, bu toprakları vatan yapmak uğruna canlarını ve kanlarını seve seve veren kahraman Şehitlerimizi minnet ve şükran duygularıyla bir kez daha yad ediyoruz.

27-28 Ocak direnişi, İngiliz sömürge idaresine ve Kıbrıs’ı bir Yunan adasına dönüştürmeyi hedefleyen Rum-Yunan ikilisinin çağdışı Enosis zihniyetine boyun eğmeyen Kıbrıs Türkünün atalarından miras aldığı Şehit kanlarıyla sulanmış bu adada sonsuza kadar varolmak amacını taşıyan onurlu mücadelesinde öncü bir adım teşkil etmektedir.

Kıbrıs Türkü 27-28 Ocak 1958 tarihlerinde ortaya koyduğu bu onurlu direniş hareketiyle Kıbrıs adasında insanca, özgür bir halk olarak yaşamak arzusunda olduğunu tüm dünyaya açık bir şekilde göstermiş sömürgeciliğe ve Enosis’e karşı sonuna kadar direnme kararlılığını ortaya koymuştur.

Kıbrıs Türkünün tarihinde “Toplumsal Mücadele ve Sömürgeciliğe Karşı Başkaldırı Günü” olarak yerini alan bu önemli olay, bizlere bu adada insanca varolma hakkı tanımayan çağdışı bir zihniyete karşı halkımızın dayanışma, birlik ve beraberlik içinde verdiği direnişin tarihe altın harflerle yazılmış bir simgesidir.

27-28 Ocak direnişinin 50’nci yıldönümü münasebetiyle bir kez daha Aziz Şehitlerimizi minnet ve saygıyla anarken, kahraman gazilerimize şükranlarımızı ifade ediyoruz.”

 

ERÇAKICA: “KARAMANLİS’TEN DAHA CESARETLENDİRİCİ TAVIR VE DEMEÇLER BEKLERDİK”

Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Hasan Erçakıca dün düzenlediği haftalık basın brifinginde, Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis’in Türkiye ziyaretinde Kıbrıs konusunda söyleyeceklerinin, adeta Kıbrıs Rum liderliği tarafından dikte ettirildiğini kaydederek, Güney’deki seçimlerden sonra beklenen girişimler konusunda Karamanlis’ten daha cesaretlendirici tavır ve demeçler beklenirken, bunun olmadığını belirtti. Erçakıca açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Yunanistan Başbakanı Sayın Kostas Karamanlis’in 49 yıllık bir aradan sonra Türkiye’yi ziyaret eden ilk Yunan Başbakanı olarak geçen hafta gerçekleştirdiği ziyaret, birçok bakımdan Türk-Yunan ilişkilerinin gelişmesine ve bu kapsamda Kıbrıs sorununun çözümlenmesi çabasına katkı koymuştur.

Bu ziyaret nedeniyle ortaya çıkan yapıcı işbirliği atmosferinden Kıbrıs’ın da yararlanması en büyük arzumuzdur.

Kıbrıs sorunu elbette tam anlamı ile bir Türk-Yunan sorunu olarak ele alınamaz. Ne var ki, Kıbrıs sorununun Türk-Yunan ilişkilerinden büyük ölçüde etkilendiği ve bu ilişkileri büyük ölçüde etkilediği de tarihi bir gerçekliktir. Bu nedenle, Kıbrıs sorununun, Türk-Yunan ilişkilerinin gelişmesine engel olmamasını; tam tersine bu ilişkilerin gelişmesinin Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması çabalarını olumlu yönde etkilemesini bekliyoruz. Sayın Karamanlis’in ziyareti bu açıdan değerlendirildiği zaman, ziyaretin Kıbrıs bakımından önemi daha iyi anlaşılmaktadır.

Kıbrıs sorunu gelişen Türk-Yunan ilişkilerinden olumlu olarak etkilenirken, Kıbrıs’ta atacağımız adımların da Türk-Yunan ilişkilerinin gelişmesine katkı koymasını sağlamamız gerekiyor. Sayın Karamanlis’in Türkiye gezisi öncesinde ve sırasında bunun yapıldığı söylenemez. Tam tersine, Kıbrıs Rum liderliği, Sayın Karamanlis’in Türkiye’de Kıbrıs konusunda söyleyeceğini adeta dikte ettirmiş ve iki başbakanın buluşmasından yaratıcı bir sonuç çıkmasını önlemeye çalışmıştır.

Bu olumsuz yaklaşım, Karamanlis’in Türkiye’de yaptığı açıklamalara da yansımıştır. Sayın Başbakan Güney Kıbrıs’taki seçimlerden sonra gerçekleşmesi beklenen uluslararası girişim konusunda cesaretlendirici ifadeler kullanmamaya özen gösterirken, “Kıbrıs sorununun çözümünün Türkiye’nin AB sürecinde önemli bir kriter” olduğunu ileri sürerek, Kıbrıs sorununun çözümünü, aynen Kıbrıs Rum tarafı gibi, Türkiye-AB ilişkilerine bağımlı hale getirmiştir.

Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs sorununun çözümlenmesi ile birlikte, bölgemizde çok geniş ve etkili bir işbirliği alanının ortaya çıkacağına, Türk-Yunan ve Türkiye-AB ilişkilerinin de bu ortamdan büyük ölçüde ve olumlu olarak etkileneceğine inanmaktadır. Bu anlamda Kıbrıs sorununun çözümlenmesi, sadece Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için değil, bütün bölge halkları için bir gerekliliktir.

Kıbrıs Türk tarafı, bu inançla, Güney Kıbrıs’taki seçimlerden sonra gerçekleşmesi beklenen uluslararası girişimin başarıya ulaşması; bu girişimin kapsamlı çözüm müzakerelerinin başlaması; müzakere sürecinin ise Kıbrıs sorununun çözümlenmesi ile sonuçlanması için her türlü katkıyı yapacaktır.”

 

 

ALMANYA’NIN ESKİ BAŞBAKANI SCHRÖDER CUMA GÜNÜ KKTC’YE GELİYOR

Almanya’nın eski Başbakanı (Şansölye) Gerhard Schröder, Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in davetlisi olarak 1 Şubat Cuma günü özel uçakla KKTC’ye geliyor.

Ercan Havalimanı’ndan ülkeye gelecek olan Schröder’e ziyaret sırasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Danışmanı Cüneyd Zapsu eşlik edecek.

Gerhard Schröder aynı gün Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Kıbrıs Türk Ticaret Odası yetkilileri ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile bir araya gelecek.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer ile Gerhard Schröder, 2 Şubat Cumartesi günü saat 09.30’da Girne Colony Otel’de ziyaretle ilgili basın toplantısı düzenleyecek. Schröder aynı gün öğleden sonra adadan ayrılacak.

Schröder, Başbakan Ferdi Sabit Soyer’in Berlin ziyareti sırasında KKTC’ye geleceğini açıklamıştı.

 

 

İKÖ PARLAMENTOLAR BİRLİĞİ İCRA KOMİTESİ İZOLASYONLARLA İLGİLİ KARAR TASARISINI ONAYLADI

İslam Konferansı Örgütü Parlamentolar Birliği İcra Komitesi, İslam ülkelerinin Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların kaldırılması için siyasi, ekonomik, kültürel ve sportif alanlarda işbirliğini geliştirmesini de içeren bir karar tasarısını onayladı.

Dün komitede onaylanan karar tasarısı, bugün onaylanmak üzere İslam Konferansı Örgütü Parlamentolar Birliği 5’inci Konferansı’na sunulacak. Karar tasarısının, Konferansın bugünkü toplantısında aynen onaylanması bekleniyor.

Mısır’da gerçekleştirilen İslam Konferansı Örgütü Parlamentolar Birliği 5’inci Konferansı’nda KKTC’yi, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu’nun başkanlığında bir heyet temsil ediyor.

Konsey ve konferansın taslak gündemini hazırlamak, sekreteryanın çalışma ve faaliyetlerini gözlemlemek ve parlamentoların üyelikleri ile ilgili konseyi bilgilendirmekle görevli icra komitesinin onayladığı karar tasarısı, KKTC ile Türkiye tarafından sunuldu.

Kıbrıslı Türklere uygulanan İzolasyonların kaldırılması için İslam ülkelerinin Kıbrıslı Türklerle çok daha yakın siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda işbirliğini geliştirmesini içeren karar tasarısında, Kıbrıs sorununa bulunacak çözümün iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı ve Birleşmiş Milletler gözetiminde olabileceği de vurgulandı.

Komite, uluslararası kurum ve örgütlere Kıbrıslı Türklerin eşit temsiliyetinin sağlanması için girişimler yapması çağrısında da bulundu.

Komitenin dünkü toplantısında ayrıca 4’üncü konferansta alınan tüm kararlar teyit edildi.

4’üncü konferansta alınan kararlar arasında, daha önce “Kıbrıs Türk Toplumu” olarak kabul edilen KKTC’nin, “Kıbrıs Türk Devleti” olarak İslam Konferansı Örgütü’nde temsil edilmesi, Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyonların kaldırılması konusunda girişimde bulunulması da bulunuyor.

 

İTALYAN PARLAMENTOSU ÜYESİ MİLLETVEKİLİ TURCO İLE İTALYAN RADİKAL PARTİ GENEL KONSEYİ ÜYESİ PERDUCA KKTC VATANDAŞLIĞINA MÜRACAAT ETTİ

BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ.DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN 19 TEMMUZ 2007 TARİHİNDE YABANCI BASIN MENSUPLARI ONURUNA VERDİĞİ KAHVALTI TOPLANTISINDA YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA METNİ
(19.07.07)

1963-1974 YILLARI ARASINDA rum saldırıları sonucunda GERÇEKLEŞEN NÜFUS HAREKETLERİNİ VE KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇ ETTİRİLDİĞİ KÖYLERİ GÖSTEREN KIBRIS HARİTASI

RUM YAZAR RUM VAHŞETİNİ ANLATIYOR

GÜNEY KIBRIS'TAKİ TÜRK KÖYLERİNİN DURUMU