“CUMHURBAŞKANI TALAT: BİRLEŞME, TANRI KELAMI DEĞİL”
Cumhurbaşkanı Talat, Rum
yönetiminin çözümsüzlükte diretmesi ve bir sonuca ulaşılmaması durumunda
dünyanın da kaçınılmaz olarak "artık bunlar birleşemezler" deyip farklı çözüm
yolları arayabileceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Talat, olası
bir görüşme sürecinin başlayıp sonuçsuz kalması durumunda, masaya başka çözüm
yollarının geleceğini belirtti.
Talat, Kıbrıs Türk
halkının siyasi iradesini otaya koyduğunu, kendi kaderini tayin etme konusunda
önemli bir kilometre taşını aştığını anımsatarak, muhtemel bir çözümsüzlüğün
yine Rum tarafından kaynaklanacağını söyledi. Talat, "Yine çözümsüzlük olursa,
demek ki bunlar birleşemezler der ve kaçınılmaz olarak dünya artık başka çözüm
yolları arar" dedi.
Talat, Kıbrıs Türk halkının da, sonsuza kadar Rum tarafının gönlü olsun ve
çözümü kabul etsin diye olduğu pozisyonda tutulmasının beklenemeyeceğini
belirtti.
HRİSTOFYAS:
“ŞU ANKİNDEN DAHA ZOR BİR POZİSYONDA HİÇ BULUNMADIK”
Güney Kıbrıs’ta yayınlanan
Haravgi gazetesine göre Başkanlık seçimleri adaylarından Rum Meclis Başkanı,
AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın
Lordlar Kamarasında bulunması, iki İtalyan milletvekiline Kıbrıs Türk
vatandaşlığı verilmesi, İslam Konferansı aracılığıyla Kuzey Kıbrıs’ın
düzeyinin yükseltilmesi ve eski Alman Şansölyesi Gerhard Schröder’in Kuzey
Kıbrıs ziyareti gibi olayları kendileri açısında “olumsuz gelişmeler” olarak
değerlendirdi.
Gazeteye göre Hristofyas
bu gelişmelerin Rum tarafının önleyici siyasi politikasındaki eksikliklerden
ve Rum tezlerinin doğruluğu konusunda uluslararası topluluğun ikna
edilmesinden, inanırlılıklarının azalmasından ve giderek politikalarının
güçsüzleşmesinden kaynaklandığını ifade etti.
Yaşanan sorunların
sonuçlarını göstermeye başladığını belirten Hristofyas, şunları söyledi:
“Tezlerimizin doğruluğuyla ilgili olarak uluslararası topluluğu ikna etmede ya
doğru argüman ya da inanırlık yok.”
Hristofyas açıklamasında
Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopulos’un Dışişleri Bakanı Turgay Avcı’nın
İtalya’daki temaslarıyla ilgili yaşanan gelişmelerin önemini azaltmak amacıyla
bunları “o da iş mi yani” şeklinde nitelendirmesini de yorumladı.
Papadopulos ve hükümetinin
şu anda hüküm süren zihniyetle, en sonunda bazı ülkelerin KKTC’ni tanıdığını
duyacaklarını belirten Hristofyas, “bize ‘o da iş mi yani’ diyecekler” dedi.
Eski Alman Şansölyesi
Gerhard Schröder’in Kuzey Kıbrıs ziyaretine de değinen Hristofyas
açıklamasında Türkiye’nin Kıbrıslı Türklerin izolasyonlarının kaldırılması
yönünde -ki bu Türkiye’nin hedefidir- ilerlediği mesajını veren birçok olay
yaşandığını dile getirdi. Hristofyas, kendileri için daha da endişe verici
olan şeyin, AB Komisyonu’nun Rum Hükümetinin bütün önerileri ve protestolarına
rağmen Kuzey Kıbrıs’dan doğrudan ticaret yapılması için karar almak amacıyla
yönlendirmeye devam etmesi olduğunu kaydetti.
Hiçbir zaman şu an
bulunduklarından daha zor bir pozisyonda bulunmadıklarını söyleyen Hristofyas,
limanlar konusuna da değinerek “yayımladığımız yönergeyle birlikte herkese ve
Olli Rhen’e, Kuzey Kıbrıs’taki limanların ve Suriye-Mağusa seferinin yasal
olduğunu söylemesine gerekçe veriyoruz” dedi.