CUMHURBAŞKANI TALAT: “YENİ ORTAKLIK DEVLETİNDE EGEMENLİK İKİ HALKTAN
KAYNAKLANACAK”
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat, kurulacak olan yeni ortaklık devletinde egemenliğin, iki halktan
kaynaklanacağı düşüncesini savunduğunu söyledi.
Bir televizyon
programına konuk olan Cumhurbaşkanı Talat, gündeme ilişkin soruları
yanıtlayarak 1 Temmuz anlaşmasında yer alan “tek egemenlik, tek vatandaşlık”
konusuna açıklık getirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, 1
Temmuz anlaşmasında yer alan “tek egemenlik” konusunda, Kıbrıs Türk
tarafının, egemenliğin “Kıbrıs halkından kaynaklanacağı” görüşünü kabul
etmediğini ve bunu BM önünde tescil ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, Rum
lider Dimitris Hristofyas’la olan 1 Temmuz görüşmesi sırasında,
Hristofyas’la baş başa görüştüklerini, Hristofyas’ın, “egemenliğin Kıbrıs
halkını oluşturan iki toplumdan kaynaklandığı” düşüncesini savunduğunu,
kendisinin ise bu düşünceye karşı çıkarak, “egemenliğin, sadece iki halktan
kaynaklandığını” vurguladığını anlattı. Cumhurbaşkanı Talat, baş başa
görüşmenin ardından BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Zerihoun huzurunda tartışmanın
tekrarlandığını ifade ederek, “Hristofyas da bu tartışmanın olduğunu
onayladı. Benim, egemenliğin iki halktan kaynaklandığını savunduğumu,
kendisinin ise ‘egemenlik
Kıbrıs halkından
kaynaklanır ve bunu iki toplum oluşturur’ dediğini, benim de açıkça bunu
kabul etmeyeceğimi BM önünde kayda geçirdim” dedi.
Talat, “tek egemenlik ve
tek vatandaşlık” konusunda prensipte anlaştıklarını hatırlatarak, “Zaten
birleşik devlette tek egemenlik olacak, ama bunun altı, prensip olarak tam
teşekküllü müzakerelerde doldurulacak” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali
Talat programda ayrıca, Hristofyas'la 25 Temmuz’da yapacakları görüşmenin
gündeminin, "çalışma gruplarının çalışmalarını gözden geçirmek ve tam
teşekküllü görüşmeleri başlatmak" olduğunu kaydetti.
“Rumlara bir şey teslim
etmediklerini ve KKTC'nin tasfiyesinin de söz konusu olmadığını” belirten
Talat, kast edilenin, "KKTC'nin gelişip güçlenmesi, uluslararası boyut
kazanması ve dünyayla bütünleşmesi" olduğunu kaydetti.
Yaptığının KKTC'yi
yüceltmek olduğunu belirten Talat, şunları söyledi:
“Ben yeminime sadığım.
Yeminin gereğinin fazlasını yapmaya çalışıyorum. Ne münasebet tasfiye!
‘Tasfiye’ dediğinizde, kapatır birine bağlanırsınız… Yok öyle bir şey...
Emin olsunlar ki şu anda güttüğümüz politika, esas olarak Kıbrıs Türk
halkını, Kıbrıs Türk halkının devletini uluslararası alana taşıma, dünyayla
bütünleştirme ve dünyanın parçası haline getirme uğraşıdır. Bu, yeminimizin
de ötesinde boynumuz borcudur. Biz bunu yapıyoruz. Bizim teslim ettiğimiz
hiçbir yetkimiz yoktur.”
“Ortak devlette endişe
edilecek hiçbir şey bulunmadığını” kaydeden Talat, "Ama tabii ki kuralları
tamamen oturtmamız lazım. Egemenliği gerçekten paylaşmamız lazım.
Egemenlikteki ortaklığımızı tescil etmemiz lazım. Bunun eşit olacağını
belgelememiz lazım" ifadesini kullandı.
Müzakere sürecinde
Türkiye’yle istişare halinde bulunduklarını da belirten Talat,
Hristofyas'ın, referandumda Rum tarafından "hayır" çıkmasının ortağı
olduğunu anımsatarak, Hristofyas'ın bu davranışı nedeniyle, hala kuşkuları
bulunduğunu kaydetti. Talat, uyumlu ve esnek olmanın kendilerine bir şey
kaybettirmeyeceğini söyledi.