CUMHURBAŞKANI TALAT: YIL SONUNA KADAR ÇÖZÜM
OLABİLİR
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, AA'ya verdiği demeçte
Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik başlayan son süreç çerçevesinde bu yıl
sonuna kadar çözüm bulunacağına dair umutlu olduğunu söyledi.
Son süreçten eskiye kıyasla daha umutlu olduğunu belirten
Talat, eski Rum lider Tasos Papadopulos'un tavrının Kıbrıs sorununda
herhangi bir ilerlemeye izin vermediğini, Papadopulos'un müzakereye dahi
yanaşmadığını hatırlattı.
“Şimdi durum öyle değil. Ama unutmamak lazım Sayın
Hristofyas eskiyi de omuzlarında taşıyor” diyen Talat, bunun birçok nedeni
olduğunu, Rum toplumu içinde “Annan planının şeytanlaştırılması” döneminde
çok iyi hazırlık yapmak gibi birçok metodun ilkeselleştiğini, Hristofyas'ın
seçim kampanyasını bu ilkeleri öne çıkartarak yürüttüğünü, aynı zamanda
Papadopulos'un partisi ile ortak olduğunu ve dolayısıyla onun da desteğini
almak durumunda olduğunu kaydetti.
Talat, bu nedenlerden ötürü, daha önce başlatmayı
planladıkları tam teşekküllü müzakerelerin hala başlayamadığını söyleyerek,
bugünkü görüşmede bu süreci artık başlatacaklarını belirtti. Tam teşekküllü
müzakerelerin “gerçek müzakereler” anlamına geleceğini ifade eden Talat,
müzakerelerin yöntemini henüz belirlemediklerini, bunun ya bugün ya da
müzakerelerin başında belli olacağını kaydetti. Talat, yönteme ilişkin kendi
öngörüsünün, konuları bir sistematik içinde adım adım ele almak, anlaşılan
konuları bir tarafa, anlaşılmayanları diğer tarafa koymak ve bilgi ihtiyacı
olduğunda çalışma gruplarına görev vermek şeklinde olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunun da makul bir süre olması lazım. Tam teşekküllü
olmasının anlamı, bütün konuları bütün unsurlarıyla ele alacağız demektir.
Hedefimiz erken zamanda çözüme ulaşmak. Aylarca, yıllarca sürecek bir
görüşmeden söz etmiyorum. Ben 2008 yılı sonuna kadar bunun yetişebileceğini
düşünüyorum. Çünkü eylül, ekim, kasım, aralık; 4 ay var. Annan planı 1,5 ay
müzakere edildi. Dolayısıyla bu zaman yetebilir, eğer olmazsa biraz daha
uzar. Ama sonuçta Kıbrıs sorununu kısa zamanda çözmek temel hedefimiz olmak
zorundadır.”
Talat, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin bu takvime
muhtemel etkileri konusunda da Türkiye'de olan her şeyin kendilerini
etkileyeceğini belirterek, çünkü kendilerini tam anlamıyla destekleyen tek
ülkenin Türkiye olduğunu hatırlattı.
Talat, Başbakan Erdoğan'ın son KKTC ziyaretini de
değerlendirerek, Erdoğan'ın verdiği “Kıbrıs'ın Türkiye için bir milli dava
olduğu ve Türkiye'nin her zaman, siyasi istikrarsızlık olabilecek bir
durumda bile Kıbrıs Türklerinin yanında olduğu” mesajlarının önemine dikkat
çekti.
Cumhurbaşkanı Talat, Rum lider Hristofyas ile tek
egemenlik konusunda vardıkları uzlaşma ile ilgili olarak şöyle konuştu:
“Bu ortak egemenliktir. İki tarafın eşit katılımıyla ve
her bir kurucu devletin kendi yetkileri dahilindeki fonksiyonlarını egemen
olarak yürüttükleri bir egemenliktir. İşte bu nedenle biz tek egemenliği
prensip olarak kabul ettik. Uygulaması ve ayrıntılarını tam teşekküllü
müzakerelerde görüşeceğiz.”
Talat, bir başka soru üzerine de Hristofyas'la
varacakları olası bir çözümün Annan planı gibi yine referanduma
götürüleceğini belirterek, bunun BM'nin en temel ilkelerinden biri olduğunu
kaydetti.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı
Dimitris Hristofyas, bugün saat 11.00’de biraraya geliyor. BM Genel
Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi ve BM Misyon Şefi Taye-Brook
Zerihoun’un BM kontrolündeki ara bölgede bulunan resmi konutunda yer alacak
görüşmede 21 Mart Mutabakatı çerçevesinde oluşturulan çalışma grupları ile
teknik komitelerin çalışmalarını son kez gözden geçirecek iki liderin,
kapsamlı müzakerelerin başlama tarihini açıklaması ve bu tarihin Eylül ayı
içinde bir gün olması bekleniyor.
BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI AVCI
: “RUM LİDERLİĞİ YENİ SÜRECİN ARİFESİNDE ESKİ ANLAYIŞINI ISRARLA SÜRDÜRÜYOR”
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı,
liderler arası görüşmelerin arifesinde Rum liderliğinin eski anlayışını
sürdürdüğünü, bunu yapanların başında da Rum Yönetimi Başkanı Dimitris
Hristofyas ve Dışişleri Bakanı Kipriyanu’nun geldiğini vurguladı.
Avcı yazılı açıklamasında, Rum yetkililerin süreci zora
sokacak açıklamalar yapmaya devam ettiklerini ifade ederek, “Rum yönetimi
nezdinde atanan bazı yeni büyükelçileri kabulü sırasında konuşan Hristofyas,
yine Türkiye ile ilgili bildik asılsız suçlamaları sıralayarak çözümle
ilgili zorlukların kaynağının Türkiye olduğunu iddia etmiştir” dedi.
Bugüne kadar hazırlanan en kapsamlı çözüm planı olan
Annan Planı’na Türkiye tarafından verilen destek tüm dünya tarafından
bilinirken ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC ziyaretinde
çözüm yönünde yaptığı teşvik edici açıklamalar ortadayken Hristofyas’ın
iddialarının düşündürücü olduğunu belirten Avcı, şunları kaydetti:
“Rum liderliği yeni bir sürecin arifesinde olunmasına
rağmen eski anlayışını ısrarla sürdürmektedir. Örneğin Dışişleri Bakanı
Kipriyanu, AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ile geçtiğimiz
günlerde yaptığı görüşmede, Mali Yardım Tüzüğü ile KKTC’ye yapılması
öngörülen ve Rum engellemeleri nedeniyle ekonomik açıdan büyük oranda
yararlılığını yitiren mali yardımın ‘yasallık’ ve ‘KKTC’nin seviyesini
yükseltmesi’ gibi iyi bilinen Rum taktikleri ile yeniden bloke etmeye
çalışmıştır.
Yarın (bugün) liderler arasında yapılması beklenen
görüşmeden tam teşekküllü müzakereler için bir tarih açıklanmasını bekliyor
ve sürecin kapsamlı ve adil bir çözümle nihayete kavuşturulması ümidimizi
yineliyoruz. Tüm bunlar ışığında Rum liderliğini çözüme katkı sağlayacak bir
yaklaşım sergilemeye ve bunun gerektirdiği sorumlulukla davranmaya davet
ediyoruz.”
GÜNEY KIBRIS’TAKİ KAZILARDA BİR KIBRISLI TÜRK
KAYBIN DAHA KEMİKLERİ BULUNDU
Güney Kıbrıs’ta Strovolo semtindeki kazılarda, bir
Kıbrıslı Türk kaybın daha kemikleri bulundu. Derviş Mehmet isimli kişi için,
31 Temmuz’da Lefkoşa’da, cenaze töreni düzenlenecek.
22 Aralık 1963 gecesi, Kıbrıslı Türklerle Rumların
birlikte yaşadığı Matyat köyünün EOKA askerlerince basılması ve Türklere ait
evlerin yakılması nedeniyle köyde yaşayan diğer Türkler gibi ailesiyle
birlikte komşu Türk köyü Kotçat köyüne sığınan Derviş Mehmet, 23 Ağustos
akşamı Lefkoşa’ya gitmek üzere yola çıkmış ve bir daha geri dönmemişti.
Lefkoşa’nın Rum bölgesinde bulunan Strovolo semtinde
Osmanlılar döneminde kazılmış derin sıra kuyuların birinde bulunan Derviş
Mehmet’in kemikleri, 31 Temmuz sabahı, askeri törenle Lefkoşa mezarlığına
defnedilecek.