BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI 

Kıbrıs Rum liderliği, başlayan görüşmeler sürecini akamete uğratacak açıklamalar yapmaya devam etmektedir. Bir süredir Rum liderliği tarafından dile getirilen talihsiz çözüm karşıtı açıklamalara maalesef Hristofias da bir yensini eklemiştir.

Hristofias, Rum basınına yaptığı açıklamada, vatandaşlarımız arasında statü ayrımı yapmaya yeltenmekte ve onlar hakkında kabul edilemez çirkin nitelendirmelerde bulunmaktadır. Hristofias, iyi bilmelidir ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, vatandaşlarının yasal statüsünü asla pazarlık konusu yapmayacak ve vatandaşlarımız arasında ayrım yapılmasını asla kabul etmeyecektir.    

Seçildikten sonra ancak bir süreliğine sergileyebildiği sessizlik yeni bir siyaset hazırlığı için değil, aksine Papadopoulos siyasetini devam ettirmek için kullanılan bir soluklanma molası olmuştur. Öyle anlaşılmaktadır ki, Papadopoulos döneminin çarpık zihniyeti aynen devam ettirilmekte ve maalesef yeni lider Hristofias ile gerçekleştirildiği iddia edilen değişim ancak bir vitrin tanziminden ibarettir. 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çağdaş ilkeler ile yönetilen bir hukuk devletidir. KKTC, din, dil, ırk ve köken farkı gözetmeksizin tüm vatandaşlarına eşit muamele yapmaktadır. Diğer taraftan Avrupa Birliği’ne mensup olduğu iddiasında bulunan bir yönetimin liderinin hala daha insanların kökenleri ile uğraşması utanç vericidir.

Hristofias’ı yaşadığı çağın ve mensubu olduğunu iddia ettiği Avrupa Birliği’nin ilkelerini anlamaya ve sindirmeye davet ediyoruz. Adamız, bölgemiz ve tüm dünya Hristofias’ın dile getirdiği ayrımcı anlayışlar yüzünden büyük acılar çekmiş ve halen çekmektedir.

Batının aymazlığı ve çifte standartları sayesinde işgal ettiği sözde Kıbrıs Cumhuriyeti ve cumhurbaşkanlığı makamı ile tek yanlı AB üyeliği nedeniyle iyice şımartılan Rum tarafının ve onun sayın liderinin bilmesinde yarar vardır ki kanları, canları ve alın terleri pahasına ülkemizi yurt edinen insanlarımızın ve vatandaşlarımızın statüleri kesinlikle tartışmaya açık değildir. Ülkemizde yasalar ve uluslararası uygulamalar çerçevesinde kimlere vatandaşlık verileceği de herhalde Rum liderliğine sorulacak değildir.

Hristofias üstlendiği tarihi sorumluluğun farkına varmalı ve adamıza çözüm getirmek için başlatılan sürece destek vermelidir. Kendisini ve Rum liderliğini sürece olumlu katkı koymaya çağırıyoruz. Tarih eğitimi alan biri olarak Hristofias, geçmişte Türk düşmanlığı ile yola çıkan Rum siyasilerin kendi halkını ve adamızı ne tür maceralara sürüklediğini iyi bilecek durumdadır.   

5 Mayıs 2008, Lefkoşa.