BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI
Rum Tarım Bakanı bir süredir, Yeşil Hat Tüzüğü çerçevesinde, Güney’e gönderilen patatesin KKTC değil Türkiye menşeli olduğunu iddia etmekte, Kıbrıs Türk Ticaret Odasının yasa dışı işlem yaptığını savunmaktadır. Bu iddiadan yola çıkan Rum Tarım Bakanlığı Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılan patates ihracatımız başta olmak üzere ticaretimize kısıtlamalar getirmek amacıyla sınırda “sıkı kontroller” yapmayı kararlaştırdıklarını duyurmuştur.
Rum tarafı benzer bir iddiayı domates ticareti için de ortaya atmış, Rum iddiasına cevap AB Komisyonunun Yeşil Hat Tüzüğünün uygulanmasına ilişkin yıllık raporunda gelmişti. AB Komisyonu, Rum yönetimince yapılan şikayetin incelendiğini ve bu şikayetin doğru olmadığını ifade etmişti.
Öte yandan, Rum Ekologlar ve Çevreciler Hareketi bir süre önce "Ek Protokolü uygulamayan Türkiye’yi cezalandırmak için Türk ürünlerini boykot etme” çağrısı yapmış, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılan ticareti engelleyici tedbirler alınmasını istemiştir.
Bilindiği üzere, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılmasına imkan tanınan ticaret, Kıbrıs Türk ürünlerinin Güney de dahil olmak üzere AB ülkelerine ticaretidir.
Rum tarafı, Yeşil Hat Tüzüğü uyarınca yapılan ticareti kısıtlama çabalarıyla Türk düşmanlığından başka bir açıklaması bulunamayacak bir tavır sergilemekte, Kıbrıs Türkünün ekonomik düzeyini yükseltmeye yönelik faaliyetlerine tahammül edemediğini bir kez daha kanıtlamaktadır.
Rum Tarım Bakanlığının kararı esasen, AB aracılığıyla Kıbrıs konusunda Türk tarafından bekledikleri tavizi koparamayan Rum tarafının “Türkiye’yi ve Kıbrıs Türkünü cezalandırma” çabasından kaynaklanmaktadır. Rum tarafının bu kararı, Kıbrıs Türkü üzerindeki izolasyonların devamını sağlamak, Kıbrıs Türk ekonomisinin güçlenmesini önlemek amacındadır.
Biz Rum tarafının, temel amacının bu olduğunu bilmekteyiz. Bu durumu ilgili üçüncü taraflara anlatmakta ve izolasyonların kalkmasının gerekliliğini sürekli olarak vurgulamaktayız. Bu bağlamda, kapsamlı çözüm planına evet demek suretiyle Ada’da hangi tarafın adil, kalıcı ve siyasi eşitliğe dayalı bir çözüm istediğini gösteren Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonların kaldırılmasına ilişkin 26 Nisan 2004 tarihli AB kararının zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu kararın temel taşı olan Doğrudan Ticaret Tüzüğü önerisi, 7 Temmuz 2004 tarihinde AB Komisyonu tarafından önerildiği şekilde, hiçbir değişikliğe uğramadan ve koşullara bağlanmadan kabul edilmelidir.
GKRY’nin Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyonları sürdürme çabalarına rağmen, halkımızın refah düzeyini artırmak, ekonomisini güçlendirmek yönünde çalışmalarımıza devam edeceğiz.
6 Aralık 2006, Lefkoşa