BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ DR. TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI

Rum Dışişleri Bakanı Lillikas, İspanya’nın “El Pais” gazetesiyle yaptığı söyleşide, gülünç iddialarına yenilerini eklemiştir. Lokmacı Barikatındaki utanç duvarını baskılar sonucu yıkarken, bölgeden “Türk askerinin çekilmesi gerektiğini” savunmaktadır. Hatırlatırız ki, bölgede Türk askeri bulunmamaktadır. Bölgedeki tek askeri birlik Güvenlik Kuvvetlerimize bağlı birliktir. Rum tarafının konuyu çarptırmak suretiyle kendi sorumluluklarından kaçmasına izin verilmeyecektir. Bugüne kadar, türlü iddia ve şartlarla Lokmacı Kapısının karşılıklı geçişlere açılması yönünde üzerine düşeni yapmamakta direten Rum liderliği geçtiğimiz hafta “utanç duvarını” bizim ısrarlı çağrılarımız ve uluslararası girişimler  neticesinde yıkmıştır. Bunu dahi inkar etmektedir.

Lillikas iddialarında daha da ileriye giderek sekiz geçiş kapısı açılmasını önerdiklerini belirtmektedir. Lefkoşa’nın şehir merkezinde en çok ihtiyaç duyulan  tek bir kapının dahi açılmasına olumsuz yaklaşan, kapının açılmasına yönelik çabaları engellemeye çalışan Rum liderliğinin bu tür iddialarda bulunması komiktir. Rum liderliğinden beklenen bu tür gülünç iddialara son vererek, üzerine düşeni yapması ve Lokmacı Barikatının açılması yönünde gereken hazırlıkları tamamlamasıdır. Ancak Rum liderliği bunu yapmak yerine, bilinen tutumunu sürdürerek yeni şartlarla Lokmacı Kapısının geçişlere açılmasını geciktirmeye çalışmaktadır. Bilindiği üzere karşılıklı geçişlerin başlaması KKTC’ni inisiyatifiyle olmuştur ve Kıbrıs Türk tarafı bu konuda her zaman üzerine düşeni yapmış ve yapmaya devam edecektir.  Bizim ve uluslararası toplumun önceliği Lokmacı Kapısının daha fazla geciktirilmeden, diğer geçiş kapılarındaki uygulamalar çerçevesinde, karşılıklı geçişlere açılmasıdır. Lokmacı Kapısı açıldıktan sonra yeni kapıların açılması konusunu değerlendirebiliriz ancak Rum tarafının bu tür manevralarla Lokmacı’nın açılması yönündeki sorumluluklarından kaçmasına izin vermeyeceğiz. 

Lillikas İspanya’nın “El Pais” gazetesinde yayınlanan röportajında tek çözüm yolunun yeniden görüşme masasına dönmek olduğunu ancak Türkiye’deki seçimler nedeniyle bunun mümkün olmayacağını öne sürmüş olması ise bizi hayli şaşırtmıştır. 8 Temmuz sürecinin hayata geçirilmesi, bu çerçevede teknik komite ve çalışma gruplarının oluşturulması ve nihayetinde BMGS eski Yardımcısı Gambari’nin mektubunda yer alan liderlerin 2007 yılının ilk çeyreğinin sonunda biraraya gelmesi yönündeki tüm çabaları bugüne kadar baltalayan Rum liderliğinin, bugün görüşme masasına dönmemek için Türkiye’deki seçimleri öne sürmesi hiç de inandırıcı değildir. Rum liderliği gerçekten görüşme masasına oturmak ve Kıbrıs konusuna kapsamlı bir çözüm bulmak istiyorsa, 8 Temmuz sürecinin ivedilikle başlatılması için üzerine düşeni yapmalı ve liderlerin biraraya gelmesini engellemekten vazgeçmelidir.

12 Mart 2007, Lefkoşa