BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI
Rum Yönetimi Lideri Tasos Papadopoulos’un 11 Eylül günü Rum televizyonunda kendisiyle gerçekleştirilen söyleşide yaptığı mantık dışı açıklamalar, 5 Eylül günü BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Möller’in de katılımıyla yeralan görüşmede sadece seçim öncesi yatırım amacıyla hazır bulunduğunu açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur.
Papadopoulos, esasen Kıbrıs Türk tarafının girişimleriyle başlatılmış 8 Temmuz sürecini, sanki kendi çabalarıyla ortaya çıkmış bir süre ve çözümü engelleyen taraf sanki kendisi değilmiş gibi yansıtmaya çalışarak uluslararası camiayı kolayca kandıracağını sanmaktadır. Papadopoulos bu şekilde davranmakla sadece kendi kendisini aldattığını bilmelidir. Papadopoulos’un 8 Temmuz sürecinin başından beri Sayın Cumhurbaşkanımızın görüşme çağrılarını defaten reddetmesinin ve Rum Başkanlık seçimlerine 6 ay kala bu çağrılara olumlu cevap vermek zorunda kalmasının nedenleri gayet açıktır. Çözümü hangi tarafın istediğini 2004 referandumları somut olarak göstermiştir.
Papadopoulos Rum televizyonunda yayınlanan mülakatı sırasında, yeni bir çözüm temeli aramakla bugüne kadar gerçekleştirilen müzakereler sonucunda ortaya çıkan Kıbrıs sorununun çözüm parametrelerini dinamitlemeye çalışmakla kalmayıp, Birleşmiş Milletler Örgütüne olan güvensizliğinin bir göstergesi olarak çözüm sürecinin Birleşmiş Milletler gözetiminde devam etmesine de açıkça karşı çıkmıştır.
1960 Antlaşmalarından kaynaklanan meşru haklarını kullanarak Ada’mıza gelen Türk Barış Kuvvetleri, Yunan darbesinin ardından Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını engellemiş, Kıbrıs Türk halkını katledilmekten kurtarmış ve Ada’da kalıcı barışı ve istikrarı sağlamıştır. Gerçekler böyleyken, Anavatan Türkiye ile onun Silahlı Kuvvetlerini “işgal ordusu” olarak niteleyen Papadopoulos’un, Kıbrıs sorununun esas nedenini oluşturan ve yazılmasında bizzat kendisinin de etkin rol aldığı EOKA’nın kanlı tarihini gizlemeye çalıştığı aşikardır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Rum liderliğinin uzlaşmaz tutumu ve doymak bilmeyen silahlanması karşısında yegane güvenlik teminatımızdır. Kıbrıs Türk halkının rızasıyla KKTC’de bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerine, halkımızın duyduğu sevgi başta Papadopoulos olmak üzere Kıbrıs Rum liderliğine, gerekli yanıtı vermektedir. Bu vesileyle, Şanlı Türk ordusuna olan derin saygı ve şükranımızı bir kez daha vurgulamak isteriz.
Uluslararası camiayı bir kez daha, Papadopoulos’un gerçek amacını görerek KKTC üzerindeki insanlıkdışı izolasyonları biran önce kaldırılmaya ve çözümün önünü açmaya davet ediyoruz.
12 Eylül 2007, Lefkoşa