BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI
Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Yorgos Lillikas, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin demografik yapısı hakkında asılsız iddialarda bulunarak gerçekleri saptırmaya ve dünya kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadır. Rum liderliğinin gerek KKTC gerek Kıbrıs konusundaki gerçekleri saptırarak Türk tarafını karalamaya yönelik alışılagelmiş politikasını devam ettirmekte olduğu açıkça görülmektedir.
30 Nisan 2006 tarihinde gerçekleştirilen nüfus ve konut sayımı sonuçları resmi olarak ilgili makamlarımız tarafından açıklanmış ve kamuoyuna duyurulmuştur.
Sonuçlarla ilgili olarak saptırıcı açıklamalar yapmanın yersiz olduğu kadar siyasi amaçlara hizmet ettiği şüphesizdir. Rum Dışişleri Bakanı’nın bu yöndeki asılsız iddiaları uluslararası standartlar uyarınca gerçekleştirilen nüfus ve konut sayımı sonuçlarına ilişkin gerçekleri değiştiremeyecektir. Lillikas’ın KKTC’de yapılan son nüfus ve konut sayım sonuçlarını görmezden gelmeye çalışması ve mesnetsiz söylemlerinde ısrar etmesi, sadece Rum tarafının Kıbrıs Türk halkına karşı olan samimiyetsizliğini ifşa etmektedir. Esasen Kıbrıs Türk tarafı için sürpriz olmayan GKRY’nin bu politikasının Rum tarafının gerçek niyetini göstermesi açısından ilgili taraflarca dikkate alınmasını beklemekteyiz.
Rum tarafının 1963-74 yılları arasında Kıbrıs Türklerine karşı gerçekleştirdikleri silahlı saldırılar ve GKRY’nin baskılarıyla halen uygulanmakta olan insanlık dışı ambargolar sonucu bir çok Kıbrıslı Türkün başka ülkelere göç etmek zorunda kalmış olduğunu ayrıca hatırlatmak isteriz.
Lillikas’ın, Kıbrıs Türk liderliğinin Türkiye’ye “bağımlı” olduğunu ileri sürmesi de, yine GKRY’nin karalama politikası çerçevesinde yapılan bir iddia olup, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok saymaya yönelik kışkırtıcı bir yaklaşım olduğu aşikardır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yıllarca devletsiz bırakılan Kıbrıs Türk halkının özgür iradesini yansıttığını, Kıbrıs Türk halkına yıllarca uygulanmakta olan adaletsizliği her zaman Kıbrıs Türkünün yanında olan Anavatan Türkiye’nin sarsılmaz desteğiyle aşılmasına çalışıldığını tekrar vurgulamakta yarar görmekteyiz.
13 Nisan 2007, Lefkoşa