BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI’NIN AÇIKLAMASI

Rum Yönetimi sözcüsü Palmas’ın dün yaptığı açıklama, Rum Yönetimi yetkililerinin, uluslararası antlaşmaların verdiği hak ve yükümlülükler uyarınca,  Kuzey Kıbrıs’ta bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı sistematik bir karalama kampanyası sürdürdüğünü bir kez daha açıkça göstermiş bulunmaktadır. Güvenliğimizin ve adada barışın yılmaz bekçileri olan Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı Rum yetkililerin yürüttüğü bu terbiyesiz ve seviyesiz saldırıları şiddetle kınıyoruz.

Kıbrıs Türk halkı, 1963-74 yılları arasında maruz bırakıldığı Rum mezaliminden, ancak, Türkiye’nin 1960 Garanti Antlaşması’nın verdiği hak ve yükümlülüklere dayanarak Ada’ya gerçekleştirdiği meşru müdahaleden sonra kurtulabilmiştir. Unutulmaması gerekir ki bu haklı müdahale, sadece Kıbrıs Türklerinin can ve mal kaybını önlemekle kalmamış, birçok Kıbrıslı Rum’un da hayatını kurtarmış ve Yunanistan’da demokratik düzenin yeniden tesisine yol açmıştır. Başta Papadopulos ve onun borazanı Palmas olmak üzere tüm Rum yetkililere Türkiye’nin müdahalesinin meşru olduğunu teyid eden Yunan Mahkemesi’nin 1979 yılında aldığı kararı tekrar hatırlatmakta yarar görmekteyiz.

Rum Yönetimi sözcüsü Palmas, son açıklamasında, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yaptığı yüzsüzce eleştirilerinin yanısıra, sahte gündem yaratmağa, 8 Temmuz sürecinin ileriye götürülmesi için Türk tarafının gösterdiği çabaları da bilinçli olarak baltalamaya çalışmaktadır. Bu ve benzeri açıklamalar, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüme ulaşılması yönünde hiçbir istence sahip olmadığını açıkça ortaya koymaktadırlar. Saldırgan bir politika izlemekte olan Papadopulos ve ekibi, Güney Kıbrıs’ta Şubat 2008 yılında yapılacak seçimler öncesinde yaratmağa çalıştıkları sahte gündemi de malzeme olarak kullanmayı hedeflemektedirler. Türk düşmanlığı üzerine seçim propagandası yapan Papadopulos ve çevresinin, Kıbrıs’taki güvensizlik ortamını daha da derinleştirdiklerini ve iki halkı birbirilerine yabancılaştırdıklarını ilgili tüm tarafların bir kez daha dikkatine getirmek isteriz.      

Palmas’ın yaptığı açıklama, Rum tarafının bugüne kadar BM himayesinde gerçekleştirilen müzakereler çerçevesinde oluşan Kıbrıs ile ilgili BM parametrelerini değiştirmeye ve sulandırmaya çalıştığını gözler önüne sermektedir. Rum lideri seçim uğruna bir taraftan çözüm çabalarını sorumsuzca sabote etmekte, diğer taraftan da çözüm arayışlarının zeminini BM’den AB’ne kaydırmağa yeltenmektedir. Buna karşın Kıbrıs Türk tarafı, Kıbrıs’ta siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinde bir anlaşmaya varılması için gerekli açılımları göstermektedir.

 14 Eylül 2007, Lefkoşa