Başbakan Yardımcısı ve Dışİşlerİ Bakanı Doç. Dr. Turgay Avcı’nın Açıklaması
Kıbrıs Türk halkına tercihli ticaret yapma imkanı vermek amacıyla hazırlanan Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabulü yönündeki çalışmaların yeniden başlatılması hususunda AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nin (GİDİK) dün (22 Ocak 2007) almış olduğu kararda "Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin etkin kontrolü altında olmayan bölgeler" ifadesine yer vermesi hayal kırıklığı yaratmıştır. Bu ifadenin Kıbrıs Rum tarafının politikalarıyla örtüştüğü aşikardır. 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’ni silah zoruyla gaspeden GKRY’nin Kuzey Kıbrıs’ta hiçbir yetkisinin bulunmadığını ve Kuzey Kıbrıs’taki egemenliğin tek sahibinin Kıbrıs Türk halkı olduğunu, ayrıca, tarafların sadece ve sadece kendilerini temsil ettiğinin kabul edilmiş bir gerçek olduğunu bir kez daha vurgulamakta yarar görmekteyim.
Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ambargoların kaldırılması için hazırlanan Doğrudan Ticaret Tüzüğü, GKRY’nin kabul edilemez önerileriyle bir al-ver paketine dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Rum Dışişleri Bakanı Lillikas’ın son dönemde yaptığı açıklamalar bu konudaki GKRY politikalarını ortaya koymaktadır. Kapsamlı müzakereler çerçevesinde ele alınması gereken hususların doğrudan ticaretin gerçekleşmesine bağlanması çabaları ne beklentilerimizle ne de AB’nin Kıbrıs Türkü’ne yönelik taahhütleriyle bağdaşmaktadır. Bu bağlamda, Maraş gibi kapsamlı çözümün parçası olan konuların AB zeminine taşınmasının kalıcı bir çözüme yönelik sürdürülen çabalara zarar vereceği kaçınılmazdır.
Kıbrıs Türk tarafı herşeyden önce Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün herhangi bir önkoşula bağlanmadan kabul edilmesini beklemektedir. GKRY’nin öncelikleri doğrultusunda değiştirilecek bir Tüzüğün işlevsel olmayacağını ve KKTC’nin gerçek anlamda doğrudan ticaret yapmasına imkan vermeyeceğini belirtmek isterim.
Yıllardır uygulanmakta olan insanlık dışı izolasyonların kaldırılması, temel insan hakları çiğnenen Kıbrıs Türk halkını içine itildiği kabul edilemez durumdan kurtaracaktır. Böyle bir gelişme hiç kuşkusuz Kıbrıs konusunda bir anlaşmaya varılması için sürdürülen çabalara da olumlu katkı sağlayacaktır.
23 Ocak 2007, Lefkoşa