BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI VE DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMASI

 

GKRY Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu göreve geldiği günden itibaren Kıbrıs Türk halkını rencide eden açıklamalar yapmaktadır. Maalesef, Çalışma Grupları ve Teknik Komitelerin ilk kez bir araya geldiği bu hafta içinde bu açıklamalarına bir yenisini daha eklemiştir. Büyük umutlar ve beklentiler ile başlayan sürece katkı koyması beklenen kişilerden biri olan Kiprianu’nun ortaya koyduğu tavır hayal kırıcıdır. Politis gazetesinin Yunan Haber Ajansı’na (ANA) atfen verdiği haberde, Kiprianu bilinen görüşlerini tekrarlamaktan öteye gidememiş, Garantilerin “mazi olduğunu”, 1963 yılından beri bir Kıbrıs Rum devletine dönüşen sözde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devamını savunmuş ve çözümün bu devletin üzerine kurulacağını söylemiştir.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkı asla ve hiçbir koşul altında Kıbrıs Rum devletine yama edilmeyi kabul etmeyecektir. Kıbrıs Rum devletini çözümün adresi olarak göstermek ve bunda ısrar etmek ise bölünmüşlüğü kalıcılaştıracaktır. Her iki halkın sadece kendisini yönettiği tartışılmaz bir gerçektir.  Bunu gözardı ederek hala bizleri Rum devletine yama etmeye çalışmak, başlayan süreci akamete uğratacağı gibi iki halk arasındaki güven bunalımını da derinleştirecektir.

 

Kıbrıs Rum tarafı, KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti arasındaki bağların koparılamayacağını artık anlamalıdır. Anavatan Türkiye Kıbrıs Türk halkının yegane güvenlik unsurudur. Kıbrıs Türk halkının Türkiye’nin garantörlüğünü ortadan kaldıracak veya sulandıracak hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceğini bir kez daha kuvvete duyurmak isteriz.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yok sayan, çözümün adresi olarak Kıbrıs Rum devletini gösteren siyasetler, bugüne kadar adamıza hizmet etmemiştir. Kiprianu tarafından dile getirilen anlayışta ısrar etmek çözüme katkı sağlamayacaktır.

 

İki halkın siyasi eşitliği, iki bölgelilik, iki Kurucu Devletin eşit statüsü ile yeni bir ortaklığa dayalı bir anlaşmaya varılması için Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetle görüşmelere devam edeceğini bir kez daha yinelemek isteriz. 

 

25 Nisan 2008 Lefkoşa