İNGİLİZ MİLLETLER TOPLULUĞU LİDERLER ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRİSİNE İLİŞKİN BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN BASIN AÇIKLAMASI
Uganda’nın başkenti Kampala’da 23-25 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen İngiliz Milletler Topluluğu Liderler Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde yeralan Kıbrıs’a ilişkin bölümü örgütün taraflılığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Kıbrıs Türk halkının temsil edilmediği bir ortamda, Kıbrıs’ın tamamını ilgilendiren bir konuda görüş bildirilmiş olması siyasi ahlak anlayışıyla bağdaşmamaktadır. Kıbrıs sorunun çözümüyle hiçbir bağlantısı olmayan bir örgütün kendinde bu konuda değerlendirme yapma hakkını görmesinin yanlışlığının da altını çizmekte fayda vardır.
İngiliz Milletler Topluluğu, Kıbrıs’ta iki ayrı halk olduğunu ve Kıbrıs Türk halkını temsil etme yetkisinin sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti’nde bulunduğunu bilmektedir. Hal böyleyken, gaspçı Rum Yönetimi’nin silah zoru ile ele geçirdiği sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti” ünvanı adı altında Kıbrıs Türk tarafının temsilcilerinin bulunmadığı platformlarda tüm Ada’yı temsil ettiği iddiasını sürdürmeye kalkışması ve İngiliz Milletler Topluluğu’nun da böyle bir aldatmacaya alet olmasını haklı çıkaracak hiçbir gerekçe olamaz.
İngiliz Milletler Topluluğu, bir yandan BM Genel Sekreteri’nin çözüm çabalarına destek belirtirken, diğer yandan BM Güvenlik Konseyi’nin içinde bulunduğumuz dönemi yansıtmayan kararlarına Rum Yönetimi’nin baskısı ile seçici bir şekilde atıfta bulunarak, Ada’daki gerçeklerden ve Kıbrıs sorunuyla ilgili gelişmelerden ne denli kopuk olduğunu gözler önüne sermiştir.
Bildiride ayrıca, 8 Temmuz sürecine ilişkin yanlı ve gerçeklerden tamamen uzak tespitlere yer verilmesi ve yaklaşık iki yıldır süreçte bir ilerleme sağlanamamasının esas sebebinin Rum tarafının sürekli olarak önşartlar ortaya atması olduğunu gizleyerek dünyayı kandırmaya çalışılması kabul edilemezdir. Bu bağlamda, Kıbrıs Türk tarafının süreç içerisindeki yapıcı tutumu ve ilerleme kaydedilmesi yönündeki gayretli çabaları çerçevesinde yaptığı önerilerini bir kez daha hatırlatırız.
Uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkı üzerinde kırk yıldır sürdürülen haksız izolasyonları ortadan kaldırmak yönünde somut adımlar atması gerektiği bir zamanda, İngiliz Milletler Topluluğu’nun bunu görmezden gelerek, çözümsüzlüğün esas sorumlusu olan Rum tarafının tezlerine arka çıkarak Rum uzlaşmazlığının daha da katılaşmasına katkıda bulunması kesinlikle kabul edilebilir bir tutum ve davranış değildir.
Lefkoşa, 27 Kasım, 2007