BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI’NIN RUM YÖNETİMİ’NİN SİLAHLANMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMASI
Kıbrıs Rum Yönetimi’nin 8 yıl önce Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) için Rusya’dan satın aldığı, ancak Türk tarafının ve uluslararası toplumun yoğun tepkileri üzerine Kıbrıs yerine Girit’e konuşlandırdığı S-300 PMUI füze sistemlerini, 18 Aralık 2007 tarihinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde Yunanistan Milli Savunma Bakanı Evangelos Meymarakis ile GKRY Savunma Bakanı Christodoulos Paşardis arasında imzalanan bir anlaşma ile Yunan Silahlı Kuvvetleri’ne devrettiği ve karşılığında Yunan Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde bulunan, yine Rus yapımı, kısa menzilli TOR-M1’ler ve Slovak yapımı 155’lik ZUZANA topları ile adı açıklanmayan bir başka silah sisteminin de Rum Hükümeti kanalı ile RMMO’ya devredildiği son günlerde çeşitli kaynaklarca bildirilmektedir.
Sözkonusu anlaşma, Kıbrıs Rum yönetiminin silahlanma faaliyetlerinin son zamanlarda ne kadar hız kazandığını gösteren somut bir gelişmedir. Kıbrıs Rum tarafı, uluslararası baskılar ve Türkiye’nin kararlı tutumu nedeniyle Kıbrıs’ta konuşlandırmadığı S-300 füze sistemlerini Yunanistan’a devretmiş ve böylelikle S-300 füze sistemlerinin görevini yapabilecek yeni saldırı füzelerine sahip olmuş bulunmaktadır. GKRY, Girit’te konuşlandırılmış olan ve zaten RMMO’nun silah envanterinde yer almayan S-300 füze sistemlerini Yunan ordusundaki muhtelif silah sistemleri ile değiştirdiği bahanesiyle adaya yeni silah sistemleri getirdiği gerçeğini saklamaya ve uluslararası topluluğu da kandırmaya çalışmaktadır.
Ayrıca geçtiğimiz günlerde, RMMO’na çok amaçlı iki uçak, 350 askeri araç, eğitim amaçlı kullanılmak üzere 3 adet zırhlı araç simülatörü alınması hususunda ihaleye çıkılacağı ve RMMO’nun askeri kadrosunun genişletilmesi yönünde çalışmalar yapıldığının Rum basınında geniş şekilde yer alması Rum tarafının çözüm konusunda sahte tavır takındığını kanıtlamaktadır.
Bu bağlamda, RMMO’nun subay/astsubay kadrolarının yeniden yapılanması ve ateş gücünün artırılması amacıyla gerekli düzenlemelerin yapılarak 2008 bütçesi kapsamında Rum Meclisi’ne sunulması, bölgede gerginliği artırmak amacıyla önümüzdeki dönemlerde de GKRY’nin askeri yönden yapılanmaya ve pervasızca silahlanmaya devam edeceğinin somut bir işaretidir. Nüfus oranına göre dünyada silahlanmaya en fazla para ayıran ülke rekorunu elinde tutmaya devam eden GKRY’nin Kıbrıs’ta kalıcı bir barışa ve uzlaşmaya ulaşılması yönündeki sürece hiçbir katkı koymayacağı ortadadır.
Kıbrıs’ta siyasi eşitlik, iki bölgelilik ve yeni ortaklık gibi BM parametreleri çerçevesinde bir çözüme varılması yönündeki çabalara destek verilmesi gereken bir dönemde, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adada ve Doğu Akdeniz’de güvensizlik ve gerilim yaratma potansiyeline sahip yeni askeri anlaşmalara imza koyması, Rum tarafının Kıbrıs konusuna bakış açısını açıkça ortaya koymaktır.
Bir yandan, adada kapsamlı bir çözüme ulaşılması için müzakereler sürecini başlatacak 8 Temmuz mutabakatının hayata geçirilmesi ve ilerleme kaydedilmesi konusunda hazır olduğunu iddia eden GKRY lideri Papadopoulos, diğer yandan adanın bölünmüşlüğünü perçinlemek amacıyla Rum Milli Muhafız Ordusu’nu güçlendirerek bölgede gerginliği artırmaya ve uluslararası topluluğu kandırmaya devam etme çabası içerisindedir.
Rum tarafı bu tutumuyla ayrıca, Ada’daki gerçekleri ve kapsamlı çözüm parametrelerini hiçe saymakta, Birleşmiş Milletler çatısı altında kapsamlı ve kalıcı bir çözüme ulaşılması çabalarına zarar vermekte ve iki halk arasında güven ortamı tesisini imkansız kılmaktadır
Adanın ve Doğu Akdeniz Bölgesinin güvensizlik ve istikrarsızlık yaratacak yeni askeri anlaşmalara ihtiyacı olmadığı gibi, bölgemizde güven tesis edecek politika ve yaklaşımlara gereksinimi vardır. Bu bağlamda beklentimiz, sürekli olarak yeni saldırı silahları satın alan ve adayı bir barut fıçısına döndüren GKRY’nin sorumsuzca silahlanma çabalarından ve maceracı tutumundan vazgeçerek süratle müzakere masasına oturması ve Kıbrıs sorununa adil, kalıcı ve iki tarafın siyasi eşitliğine dayalı bir çözüme ulaşılması yönünde Kıbrıs Türk tarafının ve uluslararası toplumun çabalarına destek vermesidir.
27 Aralık 2007 Lefkoşa