BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. TURGAY AVCI'NIN AÇIKLAMASI

 

Yunan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, Kıbrıs Türk halkının yegane güvenlik unsuru olan Uluslararası Antlaşmalar ile Anavatan Türkiye'ye verilen garantörlük hakkının, olası bir anlaşmada kalkması gerektiğini de içeren cüretkar bir açıklama yapmıştır. Bu açıklama, Rum-Yunan ikilisinin Türkiye'nin etkin ve fiili garantisini ortadan kaldırarak, Kıbrıs Türk halkını sahip olduğu en önemli destekten yoksun bırakmayı hedeflediğini gözler önüne sermektedir.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti halkının Anavatan Türkiye'nin Garantörlük hakkını ortadan kaldıracak veya sulandıracak bir anlaşmayı kesinlikle reddedeceğini bir kez daha vurgulamak isteriz. Kıbrıs Türk halkı geçmişte yaşadıkları acıların tekrarlanmamasının ve huzur içinde bir geleceğin ancak Türkiye'nin garantörlüğü ile mümkün olacağını gayet iyi bilmektedir. Türk askerinin adaya ayak bastığı ilk günden bugüne, adada barış rüzgarlarının estiğini herkes bilmektedir. Yunanlı yetkililer unutmamalılar ki, Türk Silahlı Kuvvetleri Rum halkını da Yunan cuntasının elinden kurtarmıştır.   

 

Kıbrıs Türk halkına verdiği ve garantörlükle kıyasla çok önemli olmayan kendi sözlerini bile yerine getirmekte başarılı olamayan Avrupa Birliği'nin hiçbir şekilde garantör olamayacağı aşikardır. Kıbrıs Türk halkı adada bir anlaşmaya varılmadan, Türk tarafının tüm itirazlarına rağmen, Kıbrıs Rum tarafını üyeliğe kabul eden AB'nin güvenliklerini sağlayamayacağına kesinlikle inanmaktadır. 

 

Yunanlı yetkili açıklamasıyla, Kıbrıs'ta bir anlaşmanın adresini Birleşmiş Milletlerden Avrupa Birliği zeminine kaydırmayı da amaçladıklarını ifşa etmektedir. Defalarca vurguladığımız gibi, Kıbrıs'ta bir anlaşmanın yeri Birleşmiş Milletler, parametreleri ise tüm taraflarca kabul edilen BM parametrelerdir. Kıbrıs Türk halkı siyasi eşitliğine, iki Kurucu Devletin eşit statüsüne ve geçmiş acı tecrübelerin yaşanmaması için iki bölgeli yeni bir ortaklığı hala desteklemekte ve bu yönde elinden geleni yapmaktadır.      

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, Kıbrıs konusunda çözüme ulaşılması beklentilerinin arttığı bugünlerde, Kıbrıs Rum  ve Yunanlı yetkililer ile, özellikle de Güney Kıbrıs'taki yeni yönetimin yapmakta oldukları açıklamaların uluslararası toplum tarafından gözden kaçırılmaması gerektiğine inanmaktayız. Yaptıkları açıklamalar çözüm istemeyen Papadopolos yönetimi ile aynı çizgide olduklarını açıkça göstermektedir.

 

28 Nisan 2008, Lefkoşa.