BAŞBAKAN YARDIMCISI VE DIŞİŞLERİ BAKANI DOÇ. DR. SAYIN TURGAY AVCI’NIN  AÇIKLAMASI 

AB Komisyonu’nun Türkiye ile katılım müzakerelerinde, “Türkiye yükümlülüklerini yerine getirmediği sürece” açılan hiçbir faslın kapatılmaması ve 35 fasıldan 8 faslın müzakereye açılmasının askıya alınması yönündeki tavsiye kararını talihsiz olarak nitelendiriyoruz. 

Rum tarafının retçi politikaları neticesinde Kıbrıs’ta yaşanan çıkmazın faturasını Türkiye’ye çıkarmaya çalışmak yanlış bir tutumdur.  

AB, 26 Nisan 2004 tarihinde Kıbrıs Türküne yönelik izolasyonların kaldırılması yönünde aldığı kararı bugüne kadar yerine getirmemiştir. AB’nin Kıbrıs Türküne yönelik taahhütleri, sürekli Rum engeline takılmıştır. AB, Rum engelini bertaraf etmek yerine, sözlerini yerine getirmemeyi tercih eder bir tutum benimsemiştir.  AB’nin 26 Nisan kararı uyarınca izolasyonların kalkması, Kıbrıs Türk ekonomisinin güçlendirilmesi ve Kıbrıs’ta kapsamlı çözümün desteklenmesi yönünde çalışmalar yapması beklenirken, Türkiye’nin üyelik müzakere sürecine Kıbrıs konusuyla bağlantılı önkoşullar getirmek suretiyle, Kıbrıs konusundaki çıkmazı daha karmaşıklaştırma yöntemini seçmesi anlaşılmazdır.  

Daha da ötesinde, Komisyon bu kararıyla, Kıbrıs konusunu, Türkiye’nin üyelik  süreci ile ilişkilendirerek, Kıbrıs konusunda ilerleme sağlanmasını Türk tarafının atacağı adımlara bağlamış, böylece Rum tarafını  bu süreçte sorumluluktan sıyırmıştır. Bu, Kıbrıs’ta benimsenebilecek en zarar verici tutumdur. Böylesi bir tutumun sakıncalarını uzun süredir dile getirmekteyiz. Üzülerek görüyoruz ki, AB Komisyonu, Rum baskılarına boyun eğmiş, Rum'un retçi politikalarına alet olmuştur.  

AB Komisyonu’nun Türkiye’ye ilişkin tavsiye kararı, Rum tarafını Kıbrıs konusunda şımartacak, Rum liderliğini uzlaşmaz tutumunu sürdürmeye teşvik edecektir.   

30 Kasım 2006, Lefkoşa