GÜNEY KIBRIS'TAN HABERLER
HRİSTOFYAS’TAN GÜL’E
YANIT: “YENİ ORTAKLIK YOK”
K.T.
FUTBOL FEDERASYONU’NUN KARŞI ÖNERİSİYLE İLGİLİ HABERLER
DİPKARPAZ
ORTAOKULUNA HALA ÖĞRETMEN ATANMADI
RUM GÖÇMENLER
TAPU TALEPLERİ İÇİN GÖSTERİ HAZIRLIĞINDA
RUM
YÖNETİMİNİN BİRİNCİ ÖNCELİĞİ “1960 ANLAŞMALARINI YIKMAK”
KKTC’DEKİ RUM MALLARININ
SATIŞI “DONDURULDU”
VASİLİK İÇİN AİHM KARAR VERECEK
RUM
EĞİTİM BAKANLIĞI: “HEDEF ‘UNUTMUYORUM’U GÜÇLENDİRİYOR…”
DİMİTRİYU: “HEDEF
‘UNUTMUYORUM‘U GÜÇLENDİRİYOR”
“DIRECT
TRAVELLER” VE İNGİLTERE’DEN DOĞRUDAN UÇUŞLAR
25 EYLÜL 2008
HRİSTOFYAS’TAN GÜL’E YANIT: “YENİ ORTAKLIK YOK”
HARAVGİ gazetesine göre, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Kıbrıs sorununa bulunması hedeflenen çözümle ilgili sözlerini “kışkırtıcı” buldu ve Gül’e şu yanıtı verdi: “Bize söylemek istedikleri gibi yeni ortaklık yoktur, yeni devlet yoktur. Yeni bir devlet haline dönüşecek olan Kıbrıs Cumhuriyeti’dir.”
TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya Rum yönetiminin BM’deki daimi temsilcisi tarafından resmî yanıtın verileceğini söyleyen Hristofyas, Gül’ün açıklamasına şöyle bir yorum getirdi:
“Yeni ortaklık yoktur, yeni devlet yoktur, sadece; yeni devlet haline dönüşecek olan Kıbrıs Cumhuriyeti vardır. Bu itibarla bir kez daha vurgulamamız gerekir ki; iki toplum lideri arasında BM kararları temelinde müzakereler yapılıyor, herhangi bir anlaşma devlet tarafından imzalanmayacak. Kıbrıs Cumhuriyeti vardır, iki toplum vardır ve bunlar anlaşmaya varacak. Bu nedenle iki toplumlu iki bölgeli federasyondan söz ediyoruz.”
19 Eylül 2008
K.T. FUTBOL FEDERASYONU’NUN KARŞI ÖNERİSİYLE İLGİLİ HABERLER
ALİTHİA, “Futbol ve Siyaset… Sözde Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Kıbrıs Sorunu Çözülmeden Önce KOP’a Katılmak İstemiyor” başlıklı haberinde, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun (KTFF) “Kıbrıs Futbol Federasyonu”na (KOP) katılımı konusundaki Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği’nin (FİFA) önerisini reddettiğini ve hali hazırda FİFA’ya kendi karşı önerisini sunduğunu bildirdi.
Haberde, Kıbrıs Türk tarafında konuyla ilgili yayımlanan haberlere ve KTFF Başkanı Ömer Adal’ın açıklamalarına yer verildi.
LEFKARİTİS
KTFF’nin, FİFA’nın önerilerini reddetme kararını yorumlaması istenen Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Başkan Vekili Marios Lefkaritis, dün, “Kıbrıs Haber Ajansı”na (KİPE) yaptığı açıklamada; “Kıbrıslı Türkler verdikleri yanıtla esasen FİFA ve UEFA’nın önerisini reddediyorlar” dedi.
FİFA ve UEFA’nın önerisinin, KOP’tan kaynaklanmadığını ve bu önerinin birçok görüşme ve tartışmanın sonucu olduğunu savunan Lefkaritis; Kıbrıslı Türklerin “Kıbrıs sorunu çözülene kadar daha küçük yeni bir federasyon ya da bir futbol yönetim komitesi kurulmasına” ilişkin FİFA’ya sundukları karşı önerilerin, “ne KOP ne de FİFA tarafından kabul edilebileceğini” öne sürdü.
FİFA’nın önerisinin Kıbrıs Türk takımlarının değil, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nun “federasyon” olarak KOP’a üye olması şeklinde olduğunu söyleyen Lefkaritis, bunun KOP için büyük bir tavizden ibaret olduğunu; bu gerçekleştiği takdirde genel kurulu şu anda takımlardan oluşan KOP’un çeşitli düzenlemeler ve tüzüğünde değişiklikler yapmasının gerekeceğini kaydetti.
Kıbrıs Türk takımlarının KOP’a üyeliklerine ilişkin bir soru üzerine ise Lefkaritis, şu anda hiçbir Kıbrıs Türk takımının KOP üyesi olmayı istemediğini fakat Türk takımlarının KOP’a üye olabilmeleri için prosedürlerin var olduğunu belirtti.
FİLELEFTHEROS haberi, “KOP ve FİFA Kıbrıs Türk Önerisini Reddediyor” başlığıyla verirken; POLİTİS de habere “Öneriyi Öldürdüler - ‘Federasyon’ Müzakerelerin İyiliğine Atıfta Bulundu - UEFA Başkan Vekili Marios Lefkaritis Kıbrıs Türk Futbol ‘Federasyonu’nun FİFA’ya Yönelik Karşı Önerisinin Boşluğa Düşeceğinden Emin Görünüyor” başlığını koydu.
DİPKARPAZ ORTAOKULUNA HALA ÖĞRETMEN ATANMADI
ALİTHİA, Dipkarpaz Ortaokulu’nun öğretmen kadrosunda hala eksiklikler olduğunu ve Rum Eğitim Hizmetleri Komitesi’nin Türkoloji ve Biyoloji dersleri için henüz öğretmen atamadığını yazdı.
Eğitim Hizmetleri Komitesi’nin denetçilerinden Sotiris Elefteriyu, gecikmenin Kıbrıs Türk tarafının komite tarafından önerilen öğretmenlerin bazılarını onaylamamasından kaynaklandığını iddia etti.
“4-5 yıldır Dipkarpaz’da çalıştıkları için onaylanan öğretmenler neden hala atanmadı” sorusuna ise Elefteriyu, “Bun Eğitim Hizmetleri Komitesi’ni ilgilendiren bir konu. Tüm okullarda birtakım belirsizlikler olduğu gibi Dipkarpaz’da da var” dedi.
Gazeteye göre, isimlerinin açıklamak istemeyen konuyla ilgili bazı kaynaklar ise, sorunun Kıbrıs Türk tarafından kaynaklanmadığını, Rum Eğitim Bakanlığı’ndaki bazı çalışanların problem çözemediklerini söyledi.
RUM GÖÇMENLER TAPU TALEPLERİ İÇİN GÖSTERİ HAZIRLIĞINDA
Güney Kıbrıs’taki Kıbrıslı Türk arazileri üzerine Rum hükümetinin izni ile ev inşa eden; ancak söz konusu araziler istimlak edilmediği için Rum hükümetinden tapu alamayan bir grup Rum göçmenin, kendilerine tapu verilmesi talebiyle eylem yapmaya hazırlandıkları bildirildi.
FİLELEFTHEROS; eylem hazırlığındaki Rum göçmenlerin, “Polemidya” (Binatlı), “Dromolaksia-Meneu” (Mormenekşe-Menevi), “Muttayaka” (Mutluyaka), “Kofinu” (Köfünye) ve “Lalo Xorio” (Vuda) köylerinde Rum hükümeti tarafından verilen Kıbrıs Türk arazilerine, yine Rum hükümetinden aldıkları ödenekle ev inşa edenler olduğunu yazdı.
Gazete; Rum göçmenlerin yapacakları eylemlerin ayrıntısına ise yer vermedi.
18 Eylül 2008
“DIRECT TRAVELLER” VE İNGİLTERE’DEN DOĞRUDAN UÇUŞLAR
FİLELEFTHEROS, İngiltere ile Kuzey Kıbrıs arasındaki doğrudan uçuşlar konusunun yeniden sahneye çıktığını yazarak, bazı kişilerin, bu kez başaracaklarını umarak, doğrudan müzakerelerin başlamasıyla birlikte ortaya çıkan ortamdan istifade etmek isteyeceklerinin göründüğü yorumunda bulundu.
İngiltere’den Ercan’a doğrudan yolcu taşımak için bir seyahat acentesinin hali hazırda İngiliz Sivil Havacılık Birimine izin almak için başvuruda bulunduğunu belirten gazete, bu faaliyetlerin Kıbrıslı Türklere ya da İngiltere kökenli Türklere ait şirketler tarafından yapıldığını kaydetti.
Gazete, faaliyetlerin, doğrudan uçuşlar için izin almak adına yapılan faaliyetlerden ibaret olduğunu, konuya ilişkin geçmişte gösterilen benzer bir çabanın İngiliz makamları tarafından reddedildiğini ifade etti.
“Direct Traveller” isimli bir şirketin, İngiltere’den Ercan’a doğrudan yolcu taşımak için, hali hazırda İngiliz Sivil Havacılık Birimine izin almak için başvuruda bulunduğunu duyurduğunu aktaran gazete, şirket tarafından yapılan açıklamada, Kuzey Kıbrıs’a girişi hükme bağlayan yasalarda değişiklik yapılması amacıyla görüşmeler yapılmasından söz edildiğini belirtti.
Gazete, şirketten yapılan açıklamaya göre; ilgili yasalarda değişiklik yapılması konusunda bir anlaşmaya varıldığı takdirde Kuzey Kıbrıs’a gitmek isteyen İngiliz turistlerin Türkiye ya da Larnaka ve Baf havaalanlarını kullanmadan doğrudan KKTC’ye gidebileceklerini kaydetti.
Haberde “Direct Traveller” isimli şirketin; İngiliz turistleri Larnaka ve Baf havaalanları aracılığıyla Kuzey Kıbrıs’a nakleden ilk şirket olduğuna da işaret edildi.
“Direct Traveller” şirketinin Müdürü Ramadan Özdemir ise, yaptığı açıklamada, konuyla ilgili görüşmelerin normal seyretmesi halinde Ercan havaalanına doğrudan seyahat gerçekleştirilmesini sağlayabilecek olanlardan ilki olacaklarını söyledi.
14 Eylül 2008
RUM YÖNETİMİNİN BİRİNCİ ÖNCELİĞİ “1960 ANLAŞMALARINI YIKMAK”
FİLELEFTHEROS “Atina ve Lefkoşa Garantiler Konusunda Kırmızı Çizgi Çekti – Dışişleri Bakanı’nın Atina’daki Temasları Sırasında Yeniden Teyit Edildi” başlıklı haberinde garantiler konusunun Rum tarafının geri adım atmayacağı bir konu olduğunu yazdı.
“1960 Anlaşmaları’nın lağvı Lefkoşa için birinci önceliktir” ifadesine yer veren gazete devamla şunları yazdı:
“Lefkoşa, bu konuda uluslar arasında da destek arıyor. Özellikle de; müzakere masasındaki görüşmeler ilerlediğinde Avrupa Birliği’nden rol oynaması istenecek.
Edindiğimiz bilgilere göre gerek Atina gerek Lefkoşa garantiler konusuna kalın bir kırmızı çizgi çekti. Bu taktiğin, Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu’un kısa süre önce gerçekleştirdiği Atina ziyareti sırasında teyit edildiğini öğrendik.
Ortamın açıkça farklı olduğu ve Türk tarafının gerginlik yaratmak için mayın koymaya çalıştığı aşikârdır. Türk tarafının izlediği taktik çatışma ortamı yaratmayı hedefliyor. Talat’ın kamuoyuna yönelik açıklamaları ve bilgilerin sızdırılması bu maksada yöneliktir. İşgal lideri açıklamalarında; 2009’a kadar çözüm hedefiyle, görüş birliği saptanan yönler üzerinde Aralık ayında bir ara anlaşma olabileceğini söyledi. Ancak Perşembe günü müzakere masasına oturulduğunda uzlaşılan ilk konu; bütün konular üzerinde anlaşma sağlanana kadar hiçbir konuda anlaşılmış olmayacağı idi. Perşembe günkü görüşmeler bu ifadeyle başladı.
Milliyet’in; Perşembe günkü görüşmede ele alınanlar ve ortaya konulan tezlerle ilgili yayınında dönüşümlü başkanlıktan da söz ediliyor. Ancak öğrendiğimize göre görüşmede dönüşümlü başkanlık gündeme getirilmedi. Başkan Hristofyas’ın, kamuoyu önünde; dönüşümlü başkanlığı (Talat’ınkilerden tamamen farklı şartlarla) kabul ettiğine ilişkin açıklamaları olmasına rağmen görüşmelerde henüz bu konuya değinilmedi.”
13 Eylül 2008
KKTC’DEKİ RUM MALLARININ SATIŞI “DONDURULDU”
FİLELEFTHEROS; KKTC’de bulunan eski Kıbrıs Rum taşınmaz mallarının, Kıbrıslı Rum sahipleri tarafından satılması işlemlerinin Rum İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla “dondurulduğunu” yazdı.
Gazete; Rum İçişleri Bakanı Neoklis Silikiotis’in konuya ilişkin yaptığı açıklamada; Kıbrıslı Rumların KKTC’deki taşınmaz mallarının satışı konusunun Rum Bakanlar Kurulu’na götürüleceğini ve bu taşınmazların satışına ilişkin bilgi talep ettiğini söylediğini yazdı.
Güney Kıbrıs’ta bulunan Kıbrıslı Türk taşınmaz malları konusunda ise Silikiotis; Kıbrıs Türk taşınmazlarının Rum Tapu Dairesi’ne ulaşmayan satışlarının “yüzlerce demese bile onlarca olduğunu” düşündüğünü, ancak kesin rakamı bilmediğini ifade etti.
Kıbrıslı Türklerle kişisel anlaşma imzalayarak gerek kaparo gerek miktarın tümünü ödeyen kişilerin “açıkta olduklarını” belirten Silikiotis; 1974’ten sonra Güney Kıbrıs’ta satışı gerçekleşen Kıbrıs Türk mallarının oranının %0,03 olduğunu ileri sürdü.
Silikiotis; Rum hükümetinin Rum göçmenler için inşa ettiği evlerin üzerinde bulunduğu Kıbrıs Türk arazilerinin de bu orana dâhil olduğunu savundu ve Rum göçmenlere de çağrıda bulunarak; ikamet ettikleri Kıbrıs Türk taşınmazını satın aldığını söyleyen şirketlerin baskılarına boyu eğmemelerini istedi.
Silikiotis; söz konusu taşınmazın satışı onaylanmış olsa dahi devletin söz konusu göçmenleri öncelikle başka bir yere yerleştirdiğini kaydetti.
VASİLİK İÇİN AİHM KARAR VERECEK
SİMERİNİ; Güney Kıbrıs’taki Kıbrıslı Türk taşınmaz mallarının idaresinden sorumlu “Kıbrıs Türk Malları İdaresi Vasiliği’nin” insan haklarına aykırı olup olmadığının AİHM tarafından kararlaştırılacağını yazdı.
Gazete; Rum Yüksek Mahkemesi’nin Kıbrıslı bir Türk ile Kıbrıslı bir Rum arasında kişisel sözleşme yoluyla yapılan mal alış verişini geçersiz sayan ve Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’taki taşınmaz mallarının idaresinden sorumlu vasiliği tek yetkili olarak gösteren kararını hatırlattı.
Gazete haberinde, çeşitli Rum hukukçuların görüşlerine yer verirken, Rum Yüksek Mahkemesi’nin söz konusu kararında Vasiliğin AB normlarıyla ve insan haklarıyla uyumlu olup olmadığını ele almadığını, sadece mevcut bir “yasayı” vurguladığını belirtti.
Haberde görüşlerine yer verilen Rum hukukçular, Vasiliğin geçerliliğinin, Kıbrıslı bir Türk’ün doğrudan AİHM’ye yapmış olduğu başvurunun Ocak ayında yapılacak duruşmasında değerlendirileceğini ifade ettiler.
RUM EĞİTİM BAKANLIĞI: “HEDEF ‘UNUTMUYORUM’U GÜÇLENDİRİYOR…”
POLİTİS “Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk Birleşik Kıbrıs Öğretmenler Platformu”nun dün düzenlediği basın toplantısında, Rum Eğitim Bakanlığı’nın “eğitim sistemini çağdaşlaştırma çabasına” destek belirttiğini yazdı.
Gazete basın toplantısına katılan bazı Rum öğretmenlerin; Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası’nın aksine Rum eğitim sendikalarının söz konusu iki toplumlu girişime katılmamasını eleştirdiğini kaydetti.
Haberde, Rum Orta Dereceli Okul Öğretmenleri Örgütünün (OELMEK) uzlaşma sürecine ilişkin herhangi bir yeniden yakınlaşma girişiminde bulunmadığı da belirtildi.
İki toplumlu platformda yer alan KTÖS’ün Genel Sekreteri Şener Elcil ise açıklamasında eğitim sisteminin evrensel değerlere dayanması gerektiğini söyledi.
MAHİ ise haberinde dün gerçekleştirilen Rum Meclisi Eğitim Komitesi toplantısında Eğitim Bakanı Andreas Dimitriyu’nun; Rum Eğitim Bakanlığı’nın bu yılki eğitim döneminin amaçları arasında bulunan “okullarda Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler arasında barış içerisinde birlikte yaşama kültürü, karşılıklı saygı ve işbirliği yaratılmasına” ilişkin hedefi konusunda hata yaptığını kabul ederek “mat olduğunu” yazdı.
Gazeteye göre Eğitim Bakanı Dimitriyu, yeni eğitim döneminin hedefleriyle ilgili uygulamaya geçmeden önce bakanlığın daha derin bir diyaloga girmediği için hatalı olduğunu kabul etti.
HARAVGİ ise haberinde, Rum Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı ve hala gelişme aşamasında olan bir ankete göre Rum kamu oyunun %72’sinin, barış içerisinde birlikte yaşama ve bununla ilgili hedefe ilişkin lehte tavır takındığını gösterdiğini yazdı.
DİMİTRİYU: “HEDEF ‘UNUTMUYORUM‘U GÜÇLENDİRİYOR”
Habere göre Eğitim Bakanı Andreas Dimitriyu dün gerçekleştirilen toplantıda yaptığı açıklamada “Den Ksehno” (Unutmuyorum) siyasetinin tek boyutlu bir siyaset olmadığını; Kıbrıs sorununun tüm boyutlarına gönderme yaptığını söyledi.
“Nihai olarak haklı çıkana dek barışçıl mücadelenin devam etmesi için” Rum öğrencilerin Kıbrıs sorununun tüm boyutlarını hafızalarından silmemelerini istediklerini belirten Dimitriyu “Türk istilası ve yasadışı işgalinin trajik gerçekleri bir yana” Rum öğrencilerin Kıbrıslı Türklerle barış içerisinde bir arada yaşama dönemlerini de hafızalarında tutmaları gerektiğini söyledi.
Dimitriyu açıklamasına; “bu yüzdendir ki bu yılki eğitim döneminin, bugünkü şartlarda elzem olan ‘den ksehno’ siyasetine ek olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.
Son günlerde 20 kadar okulu ziyaret ettiğini ifade eden Rum bakan, Rum öğrencilerin “işgal altındaki köyleri” bilmediklerini tespit ettiğini; hafızayı basit bir şekilde muhafaza etmekle yetinmemeleri ve “den ksehno’yu” güçlendirmeleri gerektiğini söyledi.
Rum bakan Türk tarafının Rum kesiminin örneğini takip etmesi ve barış içerisinde birlikte yaşama kültürünü ileriye götürmesini ümit ettiğini de sözlerine ekledi.